Bursa’da uzun süredir etkili olan kuraklık ve kontrolsüz su kullanımı nedeniyle kentteki barajların ortalama doluluk oranı sıfıra geriledi. Nilüfer ve Doğancı barajlarında su tamamen tükendi. Kentin içme suyu ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan bu iki barajda, 28 Eylül 2025’te yüzde 2,33 olan doluluk oranı 12 Ekim’de yüzde 0,49’a, 15 Ekim’de yüzde 0,15’e kadar düşerken, 17 Ekim itibarıyla sıfır olarak kaydedildi.
Yaklaşık 3 milyon nüfuslu şehirde günlük su tüketimi 525 bin metreküpü bulurken, bu ihtiyacın sadece 100 bin metreküpü Çınarcık Barajı’ndan sağlanabiliyor. Geri kalan su ise kuyular ve doğal kaynaklardan karşılanmaya çalışılıyor. Bu durum, şehirdeki su sıkıntısının önümüzdeki günlerde daha da artabileceğine işaret ediyor.
Kuraklık Tarımı da Vurdu: Üretimde Ciddi Tehdit
Bursa'da yaşanan su krizi sadece içme suyu açısından değil, tarımsal üretim açısından da büyük bir risk oluşturuyor. Şehir, Türkiye’nin önemli meyve ve sebze üretim merkezlerinden biri konumunda. Bursa Ovası’nda yetiştirilen şeftali, armut, incir, zeytin, üzüm, çilek, ceviz ve domates gibi ürünler, birçok kente gönderiliyor. Ancak su yetersizliği devam ederse bu ürünlerin üretimi ciddi biçimde azalabilir.
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) Başkanı Murat Demir, Bursa'da kullanılan geleneksel sulama yöntemlerinin su kaybını artırdığını belirtti. Demir, vahşi sulama yerine damla ve yağmurlama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca çiftçilerin modern sulama tekniklerine geçebilmesi için devletin ve yerel yönetimlerin destek vermesi çağrısında bulundu.