Evlerde her gün tüketilen süt, yumurta, peynir, yoğurt, şarküteri ürünleri ve kalan yemeklerin nasıl saklandığı gıda güvenliği açısından önem taşıyor. Ürünün üzerinde yazan tarihin geçmesi her gıdanın doğrudan çöpe atılması gerektiği anlamına gelmezken, son tüketim tarihi bulunan hassas ürünlerde kurallara dikkat etmek gerekiyor. Koku, renk ve dokudaki değişiklikler bazı gıdalarda bozulmanın fark edilmesini sağlayabiliyor ancak her zararlı mikroorganizma gözle veya kokuyla anlaşılmıyor. Yumurtanın buzdolabı kapağı yerine sıcaklığın daha sabit kaldığı iç raflarda saklanması, açılmış süt ve süt ürünlerinin soğukta tutulması, pişmiş yemeklerin uzun süre oda sıcaklığında bırakılmaması gerekiyor. Küflenmiş yumuşak peynirlerde yalnızca görünen kısmı temizlemek de yeterli sayılmıyor. Evlerde sık tüketilen 18 gıda için saklama koşulları ve çöpe atılması gerektiğini gösteren işaretler farklılık gösteriyor.
Süt, Yumurta Ve Peynirlerde Bu İşaretlere Bakın
Yumurtaların kendi kartonunda ve buzdolabının iç raflarında tutulması öneriliyor. Çatlamış kabuğa sahip yumurtalarda Salmonella riski nedeniyle tüketimden kaçınılması gerekiyor. Yumurtayı kırdıktan sonra kötü koku veya normalden farklı görünüm fark edilmesi de bozulma işaretleri arasında bulunuyor.Bebek mamalarında ise ambalaj üzerinde belirtilen son kullanım tarihine uyulması gerekiyor. Hazırlanan mamanın bebeğin içmeye başladığı biberonda kalması halinde daha sonra yeniden verilmemesi öneriliyor.Pastörize günlük sütte ekşi koku, pütürlü yapı, kesilme veya renk değişikliği görülmesi halinde sütün kullanılmaması gerekiyor. UHT süt açılmadan oda sıcaklığında saklanabilirken paket açıldıktan sonra buzdolabına kaldırılmalı ve ambalajda belirtilen süre içerisinde tüketilmeli.
Yoğurdun üzerinde su görülmesi tek başına bozulduğu anlamına gelmiyor. Küf, pembe veya yeşil renk değişikliği, alışılmadık keskin koku ya da ambalajın şişmesi halinde yoğurdun tamamının atılması gerekiyor.Krema ve kaymak da açıldıktan sonra buzdolabında tutulmalı. Ekşi koku, küf, renk değişikliği veya normal olmayan ayrışma fark edildiğinde tüketilmemeli.Labne, krem peynir ve taze lor gibi yumuşak peynirlerde küflü bölümü keserek kalan kısmı yemek güvenli kabul edilmiyor. Yüksek nem nedeniyle küf görünmeyen alanlara ulaşabildiği için ürünün tamamının atılması gerekiyor.
Beyaz peynirin kendi salamurası içerisinde ve temiz kapta saklanması öneriliyor. Yapışkan yüzey, kötü koku, pembe veya yeşil renk ve yaygın küflenme tüketilmemesi gerektiğini gösteren işaretler arasında.Rendelenmiş peynir havayla daha fazla temas ettiğinden kalıp peynirlere göre daha çabuk bozulabiliyor. Paket içerisinde küçük bir küf noktası görülmesi halinde tamamının atılması gerekiyor.Kaşar ve eski kaşar gibi sert peynirlerde durum farklı olabiliyor. Tek parça sert peynirin yüzeyindeki küçük küflü alan çevresinden ve altından en az 2,5 santimetre pay bırakılarak kesilebiliyor. Küf geniş alana yayılmışsa veya peynir yapışkan hale geldiyse tüketilmemesi gerekiyor.
Artan Yemekler Ve Şarküteri Ürünlerinde Saklama Süresine Dikkat
Yemeklik yağların ocak, fırın ve doğrudan güneş ışığından uzak tutulması gerekiyor. Bayat kuruyemiş, boya veya mumu andıran ağır kokular yağın acılaştığını gösterebiliyor.Yeşilliklerde ise yıkama sonrası iyi kurutma önem taşıyor. Sümüksü doku, ağır koku ve geniş alana yayılan kararmalar görüldüğünde tüketilmemesi öneriliyor.
Evde pişirilen yemeklerin çoğunun buzdolabında üç ila dört gün içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Pişen yemeklerin iki saatten uzun süre dışarıda bırakılmaması, küçük kaplara bölünerek soğutulması öneriliyor. Gece boyunca oda sıcaklığında kalan yemeği daha sonra buzdolabına koymak güvenli hale getirmiyor.Pilav ve makarnada da benzer kurallar geçerli. Pişmiş pilavın uzun süre oda sıcaklığında kalması bazı bakterilerin çoğalmasına ve ısıya dayanıklı toksinlerin oluşmasına yol açabiliyor. Artan pilav ve makarnanın hızlı şekilde soğutulması ve üç ila dört gün içerisinde tüketilmesi gerekiyor.Konservelerde yalnızca tarihe bakmak yeterli değil. Şişmiş, sızıntı yapan, ciddi şekilde ezilmiş veya paslanmış konservelerin açılmaması gerekiyor. Kapak açılırken gaz çıkışı, köpürme veya kötü koku fark edilirse ürünün tadına bakılmamalı.Tezgahta dilimlenen şarküteri ürünlerinin genel olarak üç ila beş gün içerisinde tüketilmesi öneriliyor. Listeria bakterisinin buzdolabı sıcaklığında da çoğalabilmesi nedeniyle yalnızca kokuya güvenilmemesi gerekiyor.Sucuk ve sosis açıldıktan sonra hava almayan kap içerisinde buzdolabında tutulmalı. Yapışkan yüzey, ekşi koku, şişmiş paket veya normal olmayan renk değişiklikleri görülmesi halinde tüketilmemeli.Mayonezin açıldıktan sonra buzdolabında tutulması gerekiyor. Kötü koku, renk değişikliği ve belirgin ayrışma bozulmaya işaret edebiliyor. Hardal ve acı sos daha uzun dayanabilse de küf, gazlanma, şişmiş kapak veya alışılmadık koku fark edildiğinde kullanılmamalı.Zeytin ve turşunun salamura içerisinde tutulması, kavanoza her seferinde temiz çatal veya maşa ile girilmesi öneriliyor. Kapakta şişme, sızıntı, küf, anormal köpürme veya kötü koku görülmesi halinde ürünün tadına bakılmaması gerekiyor. Ev yapımı konservelerde ise doğru sterilizasyon yöntemlerinin uygulanması önem taşıyor.