31 Ocak 2025’te İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde yaşanan arbede sonrası başlatılan soruşturma kapsamında, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve partinin çeşitli kademelerinde görev yapan 26 yönetici hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. “Kasten yaralama”, “kamu malına zarar”, “görevi yaptırmamak için direnme” gibi suçlamaların yöneltildiği şüpheliler hakkında 3 yıl 7 aydan 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Ancak iddianamede yer alan delil eksiklikleri ve Adli Tıp raporunun gecikmeli alınması, soruşturmanın hukuki dayanaklarını tartışmalı hale getirdi.
Soruşturma dosyasına göre, CHP’li yöneticilerin ifade günü İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek amacıyla Çağlayan Adliyesi’ne gelen vatandaşlarla birlikte polis barikatlarını aşmaya çalıştıkları ve bu sırada güvenlik güçlerine karşı direnç gösterdikleri iddia edildi. İddianamede, şüphelilerin topluca hareket ederek “güvenlik hattını zorladıkları, tekme ve yumruk attıkları, itekledikleri” belirtiliyor. Ancak söz konusu fiillerin kim tarafından gerçekleştirildiğine dair bireysel tespit yapılamadığı kaydediliyor.
Adli Tıp Raporu 3 Ay Sonra Alındı
İddianamede, olaydan yaklaşık 3 ay sonra, 28 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlendiği belirtilen bir rapora atıf yapılıyor. Raporda, kadın bir polis memuru olan M.Y.’nin vücudunda 2. derece kemik kırığı oluştuğu bilgisine yer verildiği belirtiliyor. Ancak dikkat çekici olan, bu raporun iddianameye eklenmemiş olması ve şüphelilerin doğrudan bu eylemle ilişkilendirilmesine yönelik somut bir bulguya yer verilmemesi.
CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Avukat Büşra Çakır, iddianameyi “zorlama” olarak nitelendirerek eleştiride bulundu. Çakır, “Söz konusu yaralama eyleminin kime ait olduğu belli değil, hiçbir görüntü ya da doğrudan delil yok. Şüpheliler yalnızca barışçıl gösteri hakkını kullandı. Bu bir anayasal haktır, suç değildir” açıklamasını yaptı. Ayrıca, yaralanmalara ilişkin polis müdahalesi dışında net bir etki gözlenmediğini belirterek “Bu iddianame hukuki dayanaktan yoksundur” dedi.
İddianamede, olay yerinden elde edilen kamera görüntülerinin yalnızca kalabalığın genel hareketliliğini yansıttığı ve karmaşanın detaylı analizine olanak tanımadığı bilgisi de yer aldı. Soruşturmanın temelini oluşturan suçlamalarda “müşterek fail” ifadesi kullanılarak tüm şüphelilerin topluca sorumlu tutulduğu görülüyor.
İddianamenin kabulüyle birlikte, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve beraberindeki 26 yönetici için yargı süreci resmen başlıyor.