Ormanlık alanların bir gecede orman sınırları dışına çıkarılması, Türkiye’de artık sıradan bir uygulamaya dönüştü. Bu sürecin yasal dayanağı, 2018 yılında Orman Yasası’na eklenen 16. maddeyle oluşturuldu. Söz konusu madde, Cumhurbaşkanı’na ormanlık alanların orman statüsünden çıkarılması yetkisi veriyor. Tek bir imzayla ormanlar, imara ve madenciliğe açılıyor.
Son örnek 16 Ağustos 2025 tarihli Resmî Gazete’de yer aldı. Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararlarla, Samsun ve Zonguldak’ta belirlenen ormanlık bölgeler orman sınırları dışına çıkarıldı. Bu durum, 2024 yılı Haziran ayında İstanbul Beykoz’daki dokuz mahallenin orman niteliğini kaybetmesiyle başlayan ve kısa sürede tüm ülkeye yayılan bir sürecin devamı niteliğinde.
2B’den Ek 16’ya Uzanan Süreç
AKP iktidarının orman politikaları, 2009 yılında başlayan ve “2B” olarak bilinen düzenlemeyle yeni bir döneme girdi. Bu düzenleme, 1981 öncesinde orman niteliğini kaybetmiş alanların Hazine’ye devredilerek satışa çıkarılmasına olanak tanıdı. O dönem tahmini 20-25 milyar dolarlık gelir beklentisiyle hazırlanan düzenleme, önce Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildi ancak 2009’da Abdullah Gül’ün onayıyla yasalaştı.
2018 yılına gelindiğinde ise çok daha kapsamlı bir uygulama devreye sokuldu. Orman Yasası’na eklenen 16. maddeyle birlikte, artık orman alanları doğrudan Cumhurbaşkanı kararıyla sınır dışına çıkarılabiliyor. Bu durumda Hazine’ye devretme süreci bile gerekmiyor. Maden sahaları, inşaat projeleri ve diğer rant odaklı girişimler için ormanların önü bu şekilde açılıyor.
Danıştay Dursa da Orman Gitmiş Oluyor
İzmir Bayraklı’da 31 Ağustos 2024 tarihinde 375 hektarlık bir alan Ek 16 kapsamında orman dışına çıkarıldı. Danıştay bu kararı durdursa da, uzmanlar bu tür işlemlerde fiili durumun geri döndürülemediğini belirtiyor. Türkiye Ormancılar Derneği’ne göre, Ek 16 uygulaması sonrasında en az 26 milyon metrekare ormanlık alan orman statüsünü kaybetti.
İki Katı Fidan Şartı Göz Boyama mı?
Ek 16’nın devamında yer alan hükme göre, orman dışına çıkarılan her alanın en az iki katı kadar fidan dikilmesi zorunlu. Ancak uzmanlar bu uygulamanın ekolojik dengeyi korumaya yetmeyeceğini söylüyor. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Doç. Dr. Cihan Erdönmez, bu şartın “yeşil badana”dan ibaret olduğunu belirterek, “Yıllar içinde oluşmuş bir orman ekosisteminin bir gecede yok edilip başka bir yerde birkaç fidanla ikame edilmesi mümkün değildir” diyor.
“Bizden” Olanlara Açık Kapı
Türkiye Ormancılar Derneği’ne göre, Ek 16 uygulaması giderek yaygınlaşıyor. Kurumun açıklamasına göre, Türkiye’nin dört bir yanında orman bölge müdürlüklerine orman sınırı dışına çıkarma talepleriyle adeta “başvuru acenteleri” oluştu. Bu başvuruların büyük çoğunluğunun iktidara yakın kişi veya kuruluşlardan geldiği iddia ediliyor.
Her geçen gün kuraklığın derinleştiği, iklim krizinin kapıyı çaldığı bir dönemde, orman alanlarının bu şekilde göz göre göre kaybedilmesi, sadece doğa ve ekosistem için değil, gelecek kuşaklar için de büyük bir tehdit oluşturuyor.