El, ayak ve ağız hastalığı sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte hem dünya genelinde hem de Türkiye’de daha sık görülmeye başladı. Çocuklarda yaygın olarak rastlanan bu viral enfeksiyon, genellikle hafif seyretmekle birlikte nadir de olsa ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. ABD’nin Columbia Bölgesi’nde eylül ayında yalnızca bu hastalık nedeniyle 197 acil servis başvurusu yapılırken, Virginia ve Batı Virginia eyaletlerinde vakaların salgın boyutuna ulaştığı bildirildi. Türkiye’de ise mevsimsel dalgalanmalar çerçevesinde vaka sayılarında artış gözleniyor ancak yetkililer, olağan dışı bir salgın durumu olmadığını ifade ediyor. Özellikle kreş ve okullarda çocuklar arasında hızla yayılabilen bu hastalık için henüz etkili bir aşı bulunmuyor ve antibiyotik tedavisi de virüse karşı işe yaramıyor.
Belirtiler, Bulaşma Yolları ve Risk Grupları
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Anıl Doğan, el, ayak ve ağız hastalığının en yaygın nedenlerinin Coxsackie A16 ve Enterovirus 71 virüsleri olduğunu, özellikle 2–10 yaş arası çocukları etkilediğini belirtti. Hastalığın kuluçka süresi 3 ila 7 gün arasında değişiyor. İlk belirtiler arasında yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve hafif burun akıntısı yer alırken, ardından ağız içi yaralar ve el-ayak bölgelerinde döküntüler oluşuyor. Bu döküntüler zamanla içi sıvı dolu kabarcıklara dönüşebiliyor. Dr. Doğan, özellikle eller, oyuncaklar, havlular ve yüzeylerle temas yoluyla virüsün kolayca yayılabildiğini vurgularken; hijyen kurallarına uyulmasının bulaşma riskini önemli ölçüde azalttığını ifade etti. Yetişkinlerde hastalık genellikle hafif seyretse de, bağışıklığı zayıf bireylerde bulaşıcılık devam edebiliyor.
Uzmanlar, hastalığın özel bir tedavisi olmadığını, antibiyotiklerin etkili olmadığını belirtiyor. Tedavi daha çok semptomların hafifletilmesine yönelik uygulanıyor. Ağrı kesiciler, bol sıvı tüketimi ve yumuşak besinler öneriliyor. Ciddi ağız yaraları nedeniyle sıvı alamayan çocuklarda hastaneye yatış ve damardan sıvı tedavisi gerekebiliyor. Dr. Leana Wen, özellikle el hijyeninin korunmada en etkili yöntem olduğunu vurgularken, oyuncak ve ortak kullanılan eşyaların düzenli dezenfekte edilmesinin de önemli olduğunu belirtti. Hastalık nadiren de olsa menenjit, beyin dokusu enfeksiyonu veya kalp kası iltihabı gibi komplikasyonlara neden olabiliyor. Bu gibi durumlarda hızlı tıbbi müdahale gerektiği için ailelerin çocuklardaki belirtileri dikkatle takip etmesi öneriliyor. Uzmanlar, bulaşıcılık riski bitene kadar çocukların okula ya da kreşe gönderilmemesi gerektiğini hatırlatıyor.