Emekli Tümgeneral Büyükışık'ın Oğlunun Ölümünde Şüpheleri Artıran Yeni Detaylar

Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümünde yeni adli tespitler dava sürecini etkileyebilir. Olay yerinde darp izlerine rastlandı.

ASAYİŞ - 04-06-2025 09:21

İzmir'de 2018 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Olayın ardından "intihar" olarak kayıtlara geçen dosya, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden ele alındı. Soruşturma sonunda, 5 kişi hakkında 'kasten öldürme' suçlamasıyla müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018’de evine yakın bir inşaat alanında hareketsiz halde bulunmuştu. İlk değerlendirmeler ölümün yüksekten düşmeye bağlı olduğunu öne sürse de, yeni hazırlanan iddianamede olayın bu şekilde açıklanamayacağı vurgulandı. Olay yerindeki kamera kayıtları, Dorukhan’ın aracını park ettikten sonra yaya olarak inşaat alanına girdiğini gösteriyor. Şantiye alanında o gece bekçi olarak görevli H.K., H.A., T.Ç., A.G. ve işçi B.Ç. hakkında hazırlanan iddianamede çarpıcı çelişkiler yer aldı.

Olay Yeri Tespiti Şüpheleri Derinleştiriyor

İddianamede, Dorukhan'ın sırt üstü yatarken, başının istinat duvarı üzerine gelecek şekilde ve inşaat demirinin altına girmiş halde bulunduğu belirtildi. Bu pozisyonun, yüksekten düşme sonucu oluşamayacağı ifade edildi. Adli Tıp Kurumu ve Adli Bilimciler Derneği tarafından hazırlanan farklı raporlar ise ölümün nedenine dair farklı değerlendirmeler sunuyor. Kurum raporları düşmeyi mümkün görse de, bilimsel mütalaalarda bu ihtimalin zayıf olduğu dile getiriliyor.

Ayrıca ceset üzerinde yalnızca sırt sağ bölgesinde belirgin kırıklar bulunması ve başka bir darbe izi olmaması, olayın darp sonucu ölüm ihtimalini güçlendiriyor. İddianamede, Dorukhan'ın sırtına sert bir cisimle vurulmuş olabileceği ve ardından bedeninin şu anki konumuna getirildiğine dair bulguların yer aldığı aktarıldı.

Sanık İfadeleri ve Çelişkiler

Sanıkların verdiği ifadeler arasında tutarsızlıklar bulunuyor. O gece görevli olan bekçiler, duydukları seslerden ve yaptıkları aramalardan bahsetseler de olayın aydınlatılamamış olması dikkat çekiyor. Bekçilerden biri köpekle birlikte çevreyi kontrol ettiğini belirtirken, bir diğeri yalnızca ses duyduğunu ifade etti. İnşaat alanının izole bir yer olması ve olay anına ait kamera kaydının bulunmaması, şüpheleri artıran diğer unsurlar arasında yer alıyor.

İddianamede ayrıca, sanıkların ifadelerindeki çelişkilerin yanı sıra, olay yerindeki fiziksel bulguların da ölümün doğal yollarla gerçekleşmediği yönünde işaret verdiği ifade edildi. Tüm bu veriler ışığında, şüphelilerin olayda ortak hareket etmiş olabileceklerine dair yeterli delil bulunduğu savunularak haklarında dava açıldı.

Günün Diğer Haberleri