Prostat kanseri, Türkiye'de erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olarak kayıtlara geçti. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yiğit Akın, 15 Eylül Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, bu kanser türüne yönelik toplumsal farkındalığın hâlâ yetersiz olduğunu vurguladı.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, her 100 bin erkekten 2 ila 3'ü prostat kanserine yakalanıyor. Prof. Dr. Akın, “Akciğer kanserinden sonra erkeklerde en sık görülen organ kanseri prostat kanseridir” diyerek, hastalığın yaygınlığına dikkat çekti.
Ailede Varsa Risk 4 Kat Artıyor
Prostat kanserinin kesin nedenleri henüz tam olarak bilinmese de, genetik faktörler, çevresel etkenler ve beslenme şekli önemli rol oynuyor. Akın, birinci ve ikinci derece akrabalarında prostat kanseri görülen erkeklerin, hastalığa yakalanma riskinin 4 kat daha fazla olduğunu belirtti. Aynı zamanda kimyasal maddelere maruz kalan ve ağır metallerle çalışan bireylerin risk altında olduğunun da altını çizdi.
Yılda Bir Kez Üroloji Muayenesi Öneriliyor
Prof. Dr. Akın, “45 yaşını geçmiş her erkeğin hiçbir şikâyeti olmasa bile yılda bir kez üroloji uzmanına başvurması ve PSA testi yaptırması gerekir” dedi. Çünkü prostat kanseri, bazı durumlarda hiçbir belirti vermeden ileri evrelere ulaşabiliyor.
Kapalı Ameliyat Yönteminde Türkiye Öncü
Erken tanı konulmuş hastalar için en etkili tedavi yöntemi cerrahi müdahale. Akın, dünyada ilk kez 2017’de uygulanan ve halen devam eden 3 delikten kapalı prostat ameliyatı yöntemini Türkiye’de başarıyla uyguladıklarını ifade etti. Bugüne kadar 1.400’den fazla hastanın bu yöntemle tedavi edildiğini belirten Akın, yurt dışı tıp dergilerinde yayımlanan çalışmalarıyla da uluslararası alanda ilgi gördüğünü söyledi.
Hafif Egzersiz ve Akdeniz Diyeti Koruyucu Etki Sağlıyor
Prof. Dr. Akın, kanser riskini azaltmak için günde 30 dakika hafif tempolu egzersiz yapılmasını ve sebze ağırlıklı, az yağlı Akdeniz tipi beslenme modelinin benimsenmesini öneriyor. “Egzersiz ve beslenme alışkanlıkları, hem korunmada hem de tedavi sürecinde ciddi fark yaratıyor” diye ekledi.