Mersin’de düzenlenen Nar Hasadı Festivali, hem doğayla iç içe bir deneyim sunarken hem de narın şifa dolu yolculuğunu gözler önüne serdi. Toros Dağları'nın eteklerinde yüzlerce nar ağacının bulunduğu bahçelerde dalından nar toplayan ziyaretçiler, bu mucizevi meyvenin tazeliğini yerinde deneyimledi. Festivalde narın sadece lezzet değil, aynı zamanda sağlık kaynağı olduğu da bir kez daha hatırlatıldı.
Diyetisyenlerin aktardığı bilgilere göre nar, içerdiği yüksek C vitamini ve güçlü antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücre yenilenmesini destekliyor ve yaşlanma etkilerini azaltıyor. Nar ayrıca kalp sağlığını korumaya yardımcı olurken, sindirim sistemini de düzenliyor. Anti-inflamatuar özelliğiyle enfeksiyonlara karşı koruma sağlarken, lif içeriğiyle kabızlık gibi sorunların önüne geçiyor.
Bahçeden Sofraya Organik Lezzet, 9 Bin Yıllık Şifalı Su
Festivalin ev sahibi termal otelin İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı, otelin 350 dönüm arazisinde 8.100 ağaçtan oluşan bahçelerde nar, mandalina, erik, zeytin ve üzüm gibi ürünler yetiştirdiklerini belirtti. Oteldeki mutfakta kullanılan tüm meyveler ve yağlar bu topraklardan geliyor. Bu yıl 13 ton nar hasadı yapılırken, 2 bin litre zeytinyağı üretildi.
Mersin’in termal kaynakları da sağlık turizminin odak noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin içilebilen tek termal suyu olarak bilinen 9 bin yıllık kükürtlü su, pek çok rahatsızlığa iyi geliyor. Özellikle gençlerin de ilgisini çeken kaplıca turizmi, artık sadece ileri yaş gruplarına hitap etmiyor. Yusuf Narlı, kaplıca yaşının 30’lara kadar indiğini vurgularken, Türkiye’nin termal turizmde büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtiyor.