İstanbul Boğazı’nda yıllar sonra yeniden görülen dev orkinoslar, Galata Köprüsü çevresinde vatandaşların ve turistlerin ilgisini çekiyor. Boyları 2 ila 2,5 metreye ulaşan balıkların su yüzeyine yaklaşması, “Orkinoslar neden geri döndü, Marmara Denizi iyileşiyor mu, sofralarımızdaki balıklar azalacak mı?” sorularını gündeme taşıdı. Geçmişte Marmara ile Karadeniz arasında düzenli göç eden mavi yüzgeçli orkinosların yeniden görünür hale gelmesi, deniz ekosistemi açısından ne anlama geliyor? Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, Hürriyet’e yaptığı açıklamalarda, bu balıkların İstanbul sularına yeni gelen bir tür olmadığını, tarihsel göç yollarının yeniden dikkat çektiğini anlattı. Ayas’a göre birkaç orkinosun görülmesi Marmara’nın tamamen toparlandığını göstermiyor; ancak düzenli gözlemler, denizin geleceğine ilişkin değerli bilgiler sağlayabilir.
Orkinoslar Neden Galata Köprüsü Çevresinde Görülüyor?
Galata Köprüsü’nde balıkçıların denize bıraktığı balık parçaları, orkinosların kıyıya ve su yüzeyine yaklaşmasını kolaylaştırıyor. Yüksek enerji ihtiyacı olan bu büyük avcılar, kolay ulaşabilecekleri besin kaynaklarına hızla yönelebiliyor. Ancak Prof. Dr. Deniz Ayas, balık parçalarının orkinosların Marmara’ya gelmesinin temel nedeni olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Mavi yüzgeçli orkinoslar, geçmişte Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Karadeniz arasında göç eden doğal türler arasında yer alıyordu. İstanbul ve Marmara çevresinde geçmiş dönemlerde yoğun orkinos avcılığı yapıldığına ve dalyanların bulunduğuna ilişkin tarihsel kayıtlar da mevcut. Bu nedenle son görüntüler, yeni bir türün ortaya çıkışından çok, geçmişte bu sularda yaşayan bir türün yeniden görünür hale gelmesi olarak değerlendiriliyor.
Orkinosların Marmara üzerinden Karadeniz’e uzanan düzenli göçleri, 1980’li yılların ortalarından itibaren büyük ölçüde azaldı. Bu süreçte aşırı avcılığın önemli rol oynadığı kabul edilirken, av balıklarının dağılımındaki değişimler ve deniz ekosistemindeki çevresel dönüşümler de etkili olabilecek nedenler arasında gösteriliyor. Günümüzde Türkiye’deki mavi yüzgeçli orkinoslar ağırlıklı olarak Ege ve Akdeniz’de görülüyor; ticari avcılık da esas olarak bu bölgelerde yürütülüyor.
Marmara İyileşiyor Mu, Orkinoslar Soframızdaki Balıkları Azaltır Mı?
Prof. Dr. Ayas’a göre birkaç orkinosun görülmesi, Marmara Denizi’nin genel olarak iyileştiğini söylemek için yeterli değil. Orkinosların hareketlerini su kalitesinin yanı sıra deniz sıcaklığı, akıntılar ve hamsi, sardalya, istavrit, uskumru ile palamut gibi av balıklarının dağılımı da etkiliyor. Marmara’nın ekolojik durumunun anlaşılması için çözünmüş oksijen, besin tuzları, müsilaj oluşumu, balık stokları ve biyolojik çeşitlilik gibi göstergelerin uzun süre izlenmesi gerekiyor.
Orkinosların yeniden görülmesinin sofralarda tüketilen balıkları doğrudan azaltacağı yönünde bilimsel bir değerlendirme yapmak da doğru değil. Orkinoslar, hamsi, sardalya, uskumru ve istavrit gibi balıklarla beslenen doğal avcılardır. Büyük yırtıcılar ile avları arasındaki ilişki, deniz besin ağının olağan işleyişinin parçasıdır. Ayas, orkinosların düzenli olarak görülmeye başlamasının, bölgede yeterli av balığı bulunmasıyla da ilişkili olabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle hem orkinosların hem de onları besleyen balık stoklarının birlikte izlenmesi önem taşıyor.
Mavi yüzgeçli orkinos, geçmişte aşırı avcılık nedeniyle ciddi stok kayıpları yaşasa da uluslararası kota ve avcılık yönetimi sayesinde Doğu Atlantik ve Akdeniz stoklarında toparlanma görüldü. Tür, IUCN tarafından günümüzde “Asgari Endişe” kategorisinde değerlendiriliyor. Bununla birlikte, orkinos avcılığı hâlâ sıkı kurallara tabi. Türkiye’de amatör avcılık tamamen yasak değil; ancak asgari boy, av miktarı, av dönemi, kayıt ve kota gibi düzenlemelere uyulması gerekiyor.
Uzmanlar açısından asıl önem taşıyan konu, İstanbul Boğazı gibi canlıların geçiş yaptığı alanlarda orkinosların sayılarının, boylarının, görülme dönemlerinin ve av balıklarıyla ilişkilerinin kaydedilmesi. Önümüzdeki yıllarda gözlemlerin düzenli şekilde tekrarlanıp tekrarlanmayacağı, orkinosların Marmara’daki varlığına ilişkin daha sağlıklı değerlendirmeler yapılmasını sağlayacak.