İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan iş insanı Sarp Yalçınkaya, ikinci kez ifade verdi. Yalçınkaya, ifadesinde dikkat çekici yeni iddialar ortaya attı. İstanbul genelindeki müteahhitlerden ruhsat ve imar işlemleri üzerinden sistematik şekilde rüşvet toplandığını öne süren Yalçınkaya, elde edilen paraların “hafriyat, döküm işi” gibi gösterilerek faturalandırıldığını ve özel jetle yurt dışına çıkarıldığını belirtti. Yalçınkaya’nın iddiasına göre, bu işlemlerle elde edilen gelirler, valiz ya da hediye paketi süsü verilmiş çantalarla Ekrem İmamoğlu’nun yurt dışında bildirdiği adreslere teslim edildi. Bu süreçte İBB'nin bazı üst düzey yöneticileri ve müteahhitlerle hareket edildiği, paraların ağırlıklı olarak Londra’ya taşındığı da ifade edildi.
Yalçınkaya, paraların yüzde 50’sinin Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanlığı Seçim Fonu’na, kalan yarısının ise Ekrem İmamoğlu’na ait olduğunu söyledi. Paraları taşıyan ekiplerin toplam meblağ üzerinden yüzde 20 komisyon aldığı da iddialar arasında yer aldı. Sarp Yalçınkaya, bu operasyonların koordinasyonunu Murat Gülibrahimoğlu’nun yürüttüğünü, para transferlerinin yalnızca fiziki yollarla değil, döviz büroları ve kripto para borsaları aracılığıyla da yapıldığını aktardı. Yalçınkaya, özel jetle taşınan her sevkiyatın en az 10 milyon dolar içerdiğini, uçaklara para dolu valizlerin ve paketlerin yüklendiğine birçok kez şahit olduğunu ifade etti.
İstanbul genelinde stüdyo dairelerin para saklama noktası olarak kullanıldığını da belirten Yalçınkaya, bu adreslerin sık sık değiştirildiğini, rüşvetle edinilen gayrimenkullerin bazı şoförler veya yakın akrabalar üzerine tapulandığını ve bu kişilerin patronlarının tutuklanmasının ardından bu mülkleri elden çıkarmaya çalıştığını öne sürdü. Rüşvet fonunun sadece seçim kampanyaları için değil, aynı zamanda parti mitinglerinin finansmanı, medya desteği, sosyal medya sponsorluğu, il ve ilçe teşkilatlarının giderleri ve belediye harici personele yapılan ödemelerde de kullanıldığını savundu.
CHP İstanbul İl Binası'nın finansmanında da bu fonların kullanıldığını iddia eden Yalçınkaya, okul ve kreş gibi projelerde belediyelerin kendi hizmetleri gibi gösterdiği yatırımların gerçekte hayırseverler tarafından gerçekleştirildiğini, bu yatırımların belediye taşeronlarına ihale edilip yeniden faturalandırıldığını ve taşeron şirketler aracılığıyla fonlara para aktarıldığını ileri sürdü. Beyazlar İnşaat ile ilgili verdiği örnekte, 100 milyon TL’lik bir kreş yatırımı belediye tarafından yapılmış gibi gösterilerek taşeron şirket aracılığıyla Keleş’e para aktarıldığını, bu durumu fark eden Beyazlar İnşaat’ın projeyi durdurduğunu ifade etti.
Yalçınkaya, yaşananların ortaya çıkmasının ardından kendisine yönelik CHP’lilerin tavır aldığını ve ailesi için endişe duymaya başladığını belirtti. Serbest bırakılması halinde, Murat Gülibrahimoğlu’na ulaşarak onun da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanıp tüm detayları savcılığa anlatmasını sağlayabileceğini beyan etti.