Hepatit, karaciğer dokusunun iltihaplanması ile ortaya çıkan ve çoğu zaman belirti göstermeden ilerleyen ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanıyor. Viral, bakteriyel, toksik ve metabolik birçok nedeni olabilen bu hastalık, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor. Özellikle hepatit B ve C türleri, bulaş yolları ve yaratabileceği komplikasyonlar nedeniyle toplum sağlığı açısından dikkatle ele alınması gereken başlıca etkenler arasında yer alıyor.
Uzmanların açıklamalarına göre, hepatit A genellikle kontamine su ve gıdalarla, hepatit B ve C ise kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşıyor. Cinsel temas, steril olmayan ekipmanlarla yapılan işlemler, ortak kişisel bakım ürünlerinin kullanımı da bulaş riskini artıran faktörler arasında. Hepatit B taşıyıcısı annelerin doğum sırasında virüsü bebeğe geçirme ihtimali de bulunuyor. Bu nedenle gebelik sürecinde hepatit taraması büyük önem taşıyor.
Hastalığın aşı ve tedavi olanakları ise türüne göre değişiklik gösteriyor. Hepatit A ve B için etkili aşılar mevcut. Aşılanan bireylerin virüse karşı yüzde 100’e yakın oranda korunduğu bildiriliyor. Hepatit C için henüz bir aşı bulunmamakla birlikte, yeni geliştirilen ilaçlarla günde bir tabletle yapılan tedavi sayesinde hastaların büyük bir kısmı 2-3 aylık süreç sonunda iyileşebiliyor.
Türkiye’de hepatit B taşıyıcılığı oranı yüzde 4 civarında ve bu da yaklaşık 2 milyon kişiye denk geliyor. Bu kişilerin büyük bölümü hastalıklarının farkında olmadan yaşamını sürdürüyor. Tanı, genellikle ameliyat öncesi kontrollerde ya da evlilik testlerinde konulabiliyor. Hepatit C de benzer şekilde belirti vermeden ilerliyor ve çoğu zaman tanı konulduğunda hastalık kronik hale gelmiş oluyor.
Hepatit B geçiren kişilerde hastalık kronikleşebiliyor ve zamanla siroz ya da karaciğer kanserine dönüşebiliyor. Bu nedenle bu bireylerin yaşamları boyunca düzenli kontrol altında olmaları gerekiyor. Karaciğerde iltihabi durumlar gelişebileceği için alkol kullanımından kaçınılması, karaciğere zarar verebilecek ilaçlardan uzak durulması ve sağlıklı kilonun korunması önem taşıyor.
Hepatit A, diğer türlerden farklı olarak genellikle çocukluk çağında ve daha belirgin belirtilerle seyrediyor. Halsizlik, iştahsızlık, eklem ağrısı, gözlerde sararma, koyu renkli idrar ve karın ağrısı gibi şikâyetlerle kendini gösterebiliyor. Hepatit B ve C de akut dönemde yakalanırsa benzer belirtiler gösterebiliyor.
Risk grupları arasında sağlık çalışanları, sık kan nakli yapılan bireyler, diyaliz hastaları, toplu yaşam alanlarında kalanlar ve hepatit B taşıyıcısı annelerden doğan bebekler yer alıyor. Bu gruptaki bireylerin mutlaka aşılanması öneriliyor. Türkiye’de çocukluk dönemi aşı takvimine hepatit aşıları dahil edilerek erken yaşta korunma sağlanması hedefleniyor.
Hepatitle mücadelede en etkili yol erken tanıdan geçiyor. Uzmanlara göre, düzenli sağlık kontrolleri ile hastalığın varlığı saptanabiliyor ve bireyler erken evrede tedaviye yönlendirilebiliyor. Bu da hem bireyin sağlığı açısından hem de toplumda bulaşın engellenmesi bakımından hayati önem taşıyor.