Sonbaharın gelmesi ve havaların serinlemeye başlamasıyla solunum yolu enfeksiyonları yeniden gündeme taşındı. 2026-2027 sonbahar ve kış döneminde Türkiye’de influenza, Covid-19 ve RSV’nin farklı dönemlerde yükseliş gösterebileceği belirtiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Burak Uzel’e göre mevcut bilgiler, toplum genelinde influenza virüsünün kış aylarında daha görünür hale gelebileceğine işaret ediyor. RSV’nin ileri yaştaki kişiler ile kronik kalp ve akciğer hastalığı bulunanlarda hastane başvurularında etkili olabileceği, Covid-19’un ise yalnızca kış dönemine bağlı hareket etmediği aktarılıyor. Geçtiğimiz sezonda influenza A(H3N2) virüsünün K alt soyu olarak adlandırılan J.2.4.1 alt grubunda görülen değişim de yakından takip ediliyor. Uzmanlar, söz konusu değişimin hastalığın daha ağır seyredeceği anlamına gelmediğini belirtirken kısa sürede daha fazla kişiye bulaşmasının hastane başvurularını artırabileceğine dikkat çekiyor. Yeni sezon grip aşısının bileşiminin güncellenmesi ise 2026-2027 dönemi açısından önemli gelişmeler arasında gösteriliyor.
Grip Aşısı İçin Eylül Sonu Ve Ekim Dönemi Öne Çıkıyor
ABD’de 2026-2027 sezonuna ilişkin yayımlanan tavsiyelerde grip, Covid-19 ve RSV aşılarının güvenliği ile etkinliğine ilişkin çalışmalar değerlendirildi. Vaccine Integrity Project tarafından yapılan incelemede Ağustos 2025 ile Haziran 2026 arasında yayımlanan 5 bin 800’den fazla bilimsel çalışma tarandı. Ayrıntılı incelemeye alınan 69 yeni araştırmada yeni güvenlik sorununa rastlanmadığı bildirildi.
Türkiye’de ise grip aşısı açısından eylül sonu ve ekim dönemi uygun zaman aralığı olarak gösteriliyor. Dr. Uzel, aşı sonrasında koruyucu bağışıklığın gelişmesinin yaklaşık iki hafta sürdüğünü belirtti.
Ekim ayında aşı yaptıramayanların ise sezonu kaçırmış sayılmadığı ifade ediliyor. Grip virüsünün dolaşımı sürdüğü müddetçe kasım, aralık ve ilerleyen aylarda da aşılama yapılabileceği aktarılıyor.
65 yaş üzerindeki kişiler, gebeler, kronik kalp, akciğer ve böbrek hastalığı bulunanlar, diyabet hastaları ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler risk grupları arasında gösteriliyor.
Aşıların enfeksiyonu tamamen engellemediğine de dikkat çekiliyor. Koruma oranı virüsün alt tipine, dolaşımdaki suşla aşının uyumuna, kişinin yaşına ve bağışıklık durumuna göre değişebiliyor. Uzman değerlendirmesine göre aşıların en tutarlı yararlarından biri ağır hastalık ve hastaneye yatış riskinin azaltılması.
Grip, Covid-19 Ve RSV Belirtileri Karışabiliyor
Solunum yolu virüslerinin belirtileri birbirine benzediği için yalnızca şikayetlere bakılarak kesin ayrım yapılması her zaman mümkün olmayabiliyor.Grip çoğunlukla ani başlangıç, yüksek ateş, titreme, kas ve eklem ağrısı, baş ağrısı ve yoğun halsizlikle kendisini gösterebiliyor. Covid-19’da boğaz ağrısı, öksürük, ateş, halsizlik, kas ağrısı ve burun akıntısı görülebiliyor. Tat veya koku kaybının önceki dönemlere göre daha seyrek görüldüğü aktarılıyor.
RSV ise yetişkinlerde nezle benzeri belirtilerle seyredebilirken ileri yaştaki kişilerde nefes darlığı, hırıltı ve zatürre gibi daha ciddi tablolar görülebiliyor. Kronik kalp veya akciğer hastalığı bulunan kişilerde mevcut rahatsızlıkların ağırlaşması da ihtimaller arasında yer alıyor.
Grip ile Covid-19’un yalnızca belirtilere bakılarak kesin şekilde ayrılması mümkün olmadığından gerekli durumlarda hızlı antijen veya kombine moleküler testlerden yararlanılması öneriliyor.
Nefes darlığı, göğüs ağrısı, yüzde veya dudaklarda morarma, bilinç bulanıklığı, bayılma, sıvı alamama, idrar miktarında ciddi azalma ve ağır halsizlik gibi belirtilerde sağlık kuruluşuna gecikmeden başvurulması gerektiği belirtiliyor. Oksijen satürasyonunun sürekli yüzde 94’ün altında kalması ve ateşin üç günden uzun sürmesi de tıbbi değerlendirme gerektiren durumlar arasında gösteriliyor.