Türkiye ekonomisinde uygulanan sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamına rağmen 2025 yılının ilk yarısında bankacılık sektörünün kredi hacminde reel büyüme yaşandı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri, yılın ilk altı ayında toplam kredi hacminin nominal olarak yüzde 22,3, reel olarak ise yüzde 4,8 oranında genişlediğini ortaya koydu.
Parasal sıkılaştırma çerçevesinde bireysel kredi kartları, ihtiyaç kredileri ve ticari kredilerde büyüme sınırları ve kullanım kısıtlamaları getirilmişti. Ancak bu önlemlere rağmen, kredi türlerinin çoğunda enflasyonun üzerinde büyüme oranları gerçekleşti. Özellikle bireylerin finansmana ulaşmak için kredi kartı ve ihtiyaç kredisine yöneldiği görüldü.
Ocak-haziran döneminde bireysel kredi kartı borçları yüzde 23,6 oranında artarak 424 milyar TL yükseldi. Bu artış, TÜİK’in açıkladığı yüzde 16,67’lik altı aylık TÜFE enflasyonundan arındırıldığında reel olarak yüzde 6'lık büyümeye karşılık geldi. Taksitli kredi kartı borçlarında ise reel büyüme yüzde 1,1 olarak ölçülürken, peşin alışverişlerden kaynaklanan kart borçlarında reel artış yüzde 8,6’ya ulaştı.
Aynı dönemde ihtiyaç kredilerindeki nominal artış yüzde 21,2 olurken, reel bazda da genişleme gerçekleşti. İhtiyaç kredisi hacmi 301,8 milyar lira artarak 1 trilyon 726,7 milyar liraya ulaştı. Buna karşın konut ve taşıt kredilerinde reel daralma gözlendi. Konut kredileri yüzde 14,1 oranında büyümesine rağmen reel olarak yüzde 2,2 küçüldü. Taşıt kredilerinde ise nominal olarak yüzde 21,4 daralma görülürken, reel bazda bu oran yüzde 32,7’yi buldu.
Ekonominin üretim ayağını oluşturan ticari ve diğer kredilerde ise yılın ilk yarısında nominal yüzde 22,9, reel olarak yüzde 5,3 oranında genişleme kaydedildi. Bu kredilerin hacmi 2 trilyon 768,1 milyar liralık artışla 14 trilyon 861,9 milyar liraya yükseldi. Tüm kredi türlerini kapsayan toplam kredi hacmi ise 3 trilyon 549,6 milyar lira artarak 19 trilyon 450,2 milyar liraya ulaştı.
Bütün bu gelişmelerin yüksek faiz oranları altında gerçekleşmesi dikkat çekti. 2024 ortalamasında yüzde 70’in üzerinde olan ihtiyaç kredisi faizleri, 2025’in ilk çeyreğinde yüzde 65 seviyelerine kadar gerilemişti. Ancak nisan ayında Merkez Bankası’nın yeniden faiz artırımı kararıyla bu oran haziran itibarıyla yüzde 70,75’e yükseldi. Konut ve taşıt kredilerinde de benzer faiz artışları yaşandı.
Merkez Bankası’nın 24 Temmuz’da yapacağı Para Politikası Kurulu toplantısında alacağı faiz kararı, bu tablonun yılın ikinci yarısındaki seyrini doğrudan etkileyecek. Enflasyonda yaşanan yavaşlama ve ekonomik aktivitedeki ihtiyaçlar, faiz indirimi beklentilerini artırmış durumda. MÜSİAD gibi sanayi temsilcileri bu toplantıdan 350-400 baz puanlık bir indirimin çıkmasını bekliyor.
Haziran sonu itibarıyla son bir yılda kredi hacminde de reel genişleme kaydedildi. Toplam kredi hacmindeki yıllık nominal büyüme yüzde 40,9 olurken, yüzde 35,05’lik enflasyon dikkate alındığında yıllık bazda reel büyüme oranı yüzde 4,3 olarak gerçekleşti. Bu dönemde bireysel kredi kartı borçları reel olarak yüzde 11,9 büyürken, ihtiyaç kredilerinde yüzde 7,6, ticari kredilerde yüzde 3,7 oranında reel genişleme gözlemlendi.