Bursa Tüketici Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz bankaların yıllık kart aidatlarını yüksek tutarda talep ettiğini ve tüketicilere gelirlerinin çok üzerinde kredi kartı limitleri verdiklerini belirterek bu durumun tüketiciler üzerinde büyük bir maddi yük oluşturduğunu ifade etti. Türkiye'de bankaların her yıl toplamda 65 milyar TL'ye yakın kredi kartı aidatı topladığı belirtiliyor.
Kredi Kartı Aidatları Doğru mu?
Kredi kartı aidatları son yıllarda düşük gelirli tüketiciler için önemli ödeme kalemi haline gelmiş durumda. Yılmaz bankaların her yıl düzenli olarak kart aidatları talep ettiğini ve bunun düşük gelirli ailelerin bütçelerini zorladığını aktardı. Bankaların kredi kartı limitlerini tüketicinin gerçek gelirinin çok üzerinde belirleyerek kart sahiplerini maddi anlamda zor duruma soktuklarına dikkat çekti. Kredi kartlarının faiz oranlarının da yüksek olduğunu belirten Yılmaz kart kullanıcılarının yıllık aidatların yanı sıra faizlerle de mücadele etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Tüketici Talepleri Karşılık Bulamıyor
Son dönemde kredi kartı aidatlarının iadesiyle ilgili taleplerin genellikle reddedildiği belirtiliyor. Yılmaz tüketicilerin kart aidatlarının geri ödenmesi konusunda hukuki destek alması gerektiğini savundu. Merkez Bankası'nın yayımladığı tebliğler doğrultusunda birçok hakem heyetinin de tüketicilerin aidat iade taleplerine olumsuz yanıt verdiğini söyledi.
Yılmaz bankaların tüketicilere kredi kartı verirken belirledikleri limitlerin kanuna aykırı olabileceğini de dile getirdi. Türk Ticaret Kanunu'na göre bankaların tüketicilere belirli bir gelir seviyesinin üzerinde kredi limiti vermeleri yasak. İlk yıl için verilen limitin tüketicinin yıllık gelirinin iki katını geçmemesi gerektiği ifade edilirken ikinci yıl bu limitin dört katına kadar çıkabileceği belirtiliyor. Bankalar tüketicilere kurallara uymadan çok daha yüksek limitler sunabiliyor.
Tüketicinin Hakları Korunmak Zorunda
Bankaların tüketicilere kendi isteği dışında limit artışı yapması önemli bir sorun teşkil ediyor. Yılmaz tüketicilerin bu tarz keyfi uygulamalara karşı korunması gerektiğini ve bankaların haksız yere müşterilerinin yükünü artırmamaları gerektiğini belirtti. Tüketicilerin kart aidatlarıyla ilgili haklarını savunabilmesi için daha fazla bilgilendirilmesi gerektiği vurgulandı. Yılmaz banka kartlarının bir "yaşam kartı" haline gelmesinin düşük gelirli kesim için daha fazla borçlanma anlamına geldiğini söyledi.