Küba Neden Yalnız Kaldı? Enerji Krizi Ülkeyi Çöküşün Eşiğine Mi Getirdi?

Bir zamanlar Latin Amerika’ya ilham veren Küba bugün ciddi bir enerji krizi ve diplomatik yalnızlıkla karşı karşıya. Petrol sıkıntısı ve ABD baskısı ülkeyi ekonomik çöküşün eşiğine getiriyor. Detaylar haberimizde.

GÜNDEM - 14-03-2026 15:00

Bir dönem Latin Amerika’daki sol hareketlerin en güçlü sembollerinden biri olan Küba, bugün ciddi bir enerji ve ekonomi kriziyle karşı karşıya. Uzun yıllar boyunca sağlık sistemi, eğitim politikaları ve sosyal devlet modeliyle bölgeye ilham veren ülke, artık petrol sıkıntısı ve diplomatik yalnızlık nedeniyle büyük bir darboğazın içine girmiş durumda.

Ülkede petrol rezervlerinin tükenme noktasına gelmesi, enerji üretimini ciddi şekilde etkilerken yakıt kıtlığı ve sık sık yaşanan elektrik kesintileri halkın günlük yaşamını zorlaştırıyor. Uzmanlara göre ekonomik çöküş riski giderek büyürken, Küba’nın bölgesel destek ağının da zayıflaması krizi daha da derinleştiriyor.

Latin Amerika Küba’ya Mesafe Koyuyor

Küba’nın içinde bulunduğu zor durumun arkasında yalnızca enerji krizi değil, aynı zamanda değişen siyasi dengeler de bulunuyor. Latin Amerika’da son yıllarda yükselen sağ hükümetler, Küba’yı artık devrimci bir model yerine otoriter ve işlevsiz bir yönetim olarak değerlendiriyor.

Daha dikkat çekici olan ise Brezilya, Meksika ve Kolombiya gibi bölgenin en büyük ülkelerinde görev yapan sol hükümetlerin bile Küba’ya petrol göndermekten kaçınması. Uzmanlar bu durumun arkasında ABD’nin uyguladığı baskı ve yaptırım tehdidinin bulunduğunu ifade ediyor.

Meksika’daki Monterrey Teknoloji Enstitüsü’nden siyaset bilimci Jesus Silva-Herzog Marquez’e göre Latin Amerika ülkeleri, ABD ile karşı karşıya gelmemek için temkinli davranıyor.

Marquez, “Şu anda bağımsız bir adım atmanın bile ABD’den ciddi bir misilleme riski var. Washington’un tepkisinin ne kadar sert olacağını kimse öngöremiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Küba’nın yıllardır en önemli destekçilerinden biri olan Meksika da politikasını değiştirdi. 1959’daki Küba Devrimi’nden sonra ABD baskısına rağmen Havana ile ilişkilerini kesmeyen tek Latin Amerika ülkesi olan Meksika, uzun yıllar boyunca petrol desteği sağlamıştı.

Ancak ABD yönetiminin petrol sağlayan ülkelere ağır gümrük vergileri uygulayabileceği yönündeki tehdidi üzerine Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum yönetimi petrol sevkiyatını durdurma kararı aldı. Meksika hükümeti bunun yerine Küba’ya gıda ve ilaç yardımı göndermeye başladı.

Küba’nın enerji krizini büyüten bir diğer gelişme ise Venezuela’dan gelen petrol akışının durması oldu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Küba’nın en büyük enerji destekçisi olan Venezuela, ülkedeki siyasi ve askeri gelişmelerin ardından Havana’ya petrol göndermeyi bıraktı.Bu durum Küba’nın enerji arzını ciddi şekilde daraltarak elektrik üretiminde büyük sorunlara yol açtı.

Küba’nın bölgesel diplomatik yalnızlığı da giderek artıyor. Ekvador hükümeti iç işlerine müdahale edildiği gerekçesiyle tüm Kübalı diplomatları sınır dışı etti. Nikaragua ise Kübalı vatandaşlara uygulanan vizesiz seyahat hakkını kaldırdı.

Guatemala, Honduras ve Jamaika gibi ülkeler de Küba’nın dünyaya gönderdiği doktor programlarıyla ilgili anlaşmaları sonlandırmaya başladı. Bu programlar Havana yönetimi için önemli bir döviz kaynağı olarak biliniyordu.

Latin Amerika’nın en büyük ekonomisine sahip olan Brezilya da Küba’ya destek konusunda daha temkinli bir politika izliyor. Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva yönetimi, olası ABD yaptırımlarından kaçınmak için yardımı yalnızca temel gıda ürünleriyle sınırlı tutuyor.Brezilya’nın devlet petrol şirketi Petrobras ise üretim kapasitesine rağmen Küba’ya petrol tedarik etmemeyi tercih etti.

Uzmanlara göre Latin Amerika’daki siyasi dengelerin değişmesi ve ABD’nin bölge üzerindeki baskısının artması, Küba’nın onlarca yıl boyunca sürdürdüğü dayanışma ağını ciddi şekilde zayıflattı.

Petrol tedarikinin azalması nedeniyle ülkede yakıt sıkıntısı ve elektrik kesintileri giderek artarken, ekonominin geleceği konusunda da büyük belirsizlik yaşanıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Florida’da yaptığı bir konuşmada Küba’daki komünist yönetimin “son günlerini yaşadığını” söylemesi ise bölgedeki tartışmaları daha da alevlendirdi.

Günün Diğer Haberleri