“Müsilaj Ekolojik Bir Felakettir” Uyarısı: Doç. Dr. Özgür Baytut’tan Kritik Açıklamalar

Doç. Dr. Özgür Baytut, müsilajın sadece yüzey değil deniz altı canlılarını da tehdit ettiğini belirtti: “Geçici kirlilik değil, ekolojik bir felakettir” dedi.

GÜNDEM - 10-07-2025 11:22

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Özgür Baytut, denizlerde giderek yaygınlaşan müsilaj sorununun geçici bir kirlilik değil, büyük bir ekolojik felaket olduğunu söyledi. Marmara ve Karadeniz'de yapılan bilimsel incelemelere dikkat çeken Baytut, “Bu yapı sadece deniz yüzeyinde değil, denizin tabanındaki canlı yaşamı üzerinde de yıkıcı bir etki bırakıyor” dedi.

Müsilajın bilimsel adıyla Gonyaulax fragilis türü tek hücreli organizmalar tarafından üretildiğini belirten Baytut, bu organizmaların salgıladığı yapışkan ve yoğun sıvının zamanla diğer mikroorganizmalarla birleşerek hacmini büyüttüğünü ve ekosisteme zarar verecek boyutlara ulaştığını vurguladı.

Müsilajın yalnızca deniz yüzeyinde görünen bir tehdit olmadığını söyleyen Baytut, “Bu yapı, oksijen seviyelerini düşürerek deniz altındaki kabuklular, balıklar ve diğer canlıların yaşamını tehdit ediyor. Dolayısıyla müsilaj, balıkçılık faaliyetlerinden deniz turizmine kadar pek çok alanda zincirleme etkiler yaratabiliyor” dedi.

Doç. Dr. Baytut’a göre bu felaketin önlenmesi için yalnızca bilimsel gözlem değil, devlet destekli çevre politikaları da şart. “Zirai ve evsel atıkların denize ulaşmasını engelleyecek kapsamlı bir atık yönetimi sistemi hayata geçirilmeli. Aynı zamanda Karadeniz ve Marmara Denizi için özel eylem planları hazırlanmalı. Bilim insanlarının yıllardır yaptığı uyarılar artık hayata geçirilmeli” ifadelerini kullandı.

Baytut, Sinop Üniversitesi’nden Doç. Dr. Funda Üstün ve Dr. Öğr. Üyesi Orçin Uygun ile birlikte, Orta Karadeniz'de her ay düzenli olarak 30 metre derinlikten deniz suyu örnekleri aldıklarını ve Kasım 2024’ten bu yana bu örneklerin tamamında müsilajın tespit edildiğini belirtti.

Müsilajın artık yalnızca Marmara Denizi ile sınırlı olmadığını dile getiren Baytut, benzer örneklerin Karadeniz'de de sık görülmeye başlandığını ifade etti. Marmara Denizi’nde Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı ile yürütülen veri paylaşımında da benzer sonuçlara ulaşıldığını söyledi.

Müsilajın genellikle kış aylarının ardından su yüzeyinde görülmeye başlandığını belirten Baytut, “Bu yapı, ocak ve şubat aylarından sonra suyun üst kısmına çıkıyor ve yaz aylarında da etkisini sürdürüyor. Artık müsilaj yalnızca mevsimsel değil, yıl boyunca etkili olabilen bir tehdittir” uyarısında bulundu.

Günün Diğer Haberleri