6 ve 7 Nisan tarihlerinde İstanbul Pendik’te bulunan Kuzey Marmara Otoyolu gişelerinde meydana gelen iki ayrı trafik kazasında toplam 5 kişi hayatını kaybetti. Gişelere 30 km/s hızla yaklaşılması gerekirken, her iki kazada da hız ibreleri 130’un üzerindeydi. İlk kazada, yaşları 59 ile 73 arasında değişen dört öğretmen; ertesi gün ise başka bir araç sürücüsü yaşamını yitirdi. Kazaların benzerliği, gişe noktalarının güvenliği ve sürücü davranışlarına ilişkin ciddi soruları beraberinde getirdi.
Uzmanlar Uyarıyor: Hipnoz Değil, Yorgunluk ve Dikkatsizlik
Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe’ye göre, kazaların ardında sürücülerin yol hipnozu yaşadığına dair iddialar gerçeği yansıtmıyor. “Hipnoz yok, yorgunluk var” diyen İntepe, özellikle bayram dönüşlerinde evlerine yaklaşan sürücülerin dikkatsizliğinin arttığını belirtti. İkinci kazada da benzer bir senaryonun yaşandığına dikkat çeken İntepe, eğitim eksikliklerinin ve sürücü yaşının da önemli rol oynayabileceğini vurguladı.
TIR Arkasında Koruma Demiri Neden Yoktu?
İki kazada da çarpışmanın etkisiyle araçlar TIR’ların altına girdi. Uzmanlar, bu tip çarpışmalarda ölüm riskini en aza indiren arka koruma çerçevesinin olmamasının ölümleri doğrudan etkilediğini ifade etti. Mevzuata göre zorunlu olan bu çerçeveler, manevra kısıtlaması gibi gerekçelerle TIR sürücüleri tarafından kimi zaman sökülüyor. İntepe, "Sadece muayene zamanı takılıyor, sonra tekrar sökülüyor. Denetim şart" sözleriyle uygulamadaki zaaflara dikkat çekti.
Denetim Yetersizliği ve Eğitim Açığı
Trafik kazalarına ilişkin veriler, ehliyet sürecinde verilen eğitimlerin yeterli olmadığını gözler önüne seriyor. İntepe, sürücülerin araç kullanma becerilerinin yalnızca kurslarla değil, yaşam boyu eğitim ve denetimle desteklenmesi gerektiğini belirtti. Kazaların ortak noktası olan yüksek hız, yorgunluk, sürüş dikkati eksikliği ve araç donanımlarındaki yetersizlik, aynı bölgede iki gün arayla yaşanan ölümlü çarpışmalarda kendini bir kez daha gösterdi.