Yalova'nın Çiftlikköy ilçesinde, Marmara Denizi'ne yağmur suyu kanalı aracılığıyla dökülen atık yağ benzeri bir madde nedeniyle denizde kirlilik meydana geldi. Kirliliğe ilişkin olarak çevre denetimleri başlatıldı ve kirliliğin kaynağını belirlemek amacıyla alınan numuneler TÜBİTAK’a gönderildi.
Olay, Çiftlikköy ilçesinin Taşköprü Beldesi'nde yer alan Dantel Sitesi sahilinde, deniz yüzeyinde kirlilik olduğunu fark eden vatandaşların ihbarıyla ortaya çıktı. İhbar üzerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri, bölgeye sevk edilerek durumu incelemeye başladılar.
Yapılan yerinde incelemelerde, yağmur suyu kanalından denize dökülen, atık yağa benzer bir madde yüzeyde kirliliğe yol açtı. Bu kirliliğin kaynağını belirlemek amacıyla Yalova Valiliği, soruşturma başlattı ve bölgedeki işletmeleri denetlemeye başladı. Bir fabrikanın atık yağ alanındaki madde ile denizdeki kirliliğin benzerlik gösterdiği tespit edildi.
Konuyla ilgili olarak, yapılan açıklamalarda Yalova Valiliği, kirliliğin kaynağını tespit etmek amacıyla yağmur suyu kanalının güzergahındaki işletmelerde denetim yapıldığını belirtti. Ayrıca, atık yağ ile denizdeki kirliliğin görüntü itibarıyla benzerlik taşıdığı ifade edilerek, akredite laboratuvar aracılığıyla parmak izi eşleştirmesi için numuneler alındı ve TÜBİTAK MAM'a gönderildi. Ayrıca, kirliliğin tehlikelilik analizi için de paralel numune alındı.
Kirliliğin temizlenmesi için Tersaneler Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir temizlik firması görevlendirildi. Temizlik çalışmaları kapsamında bölge bariyerlerle çevrilerek yağ emici ped ve sosis kullanılarak temizlendi. Ekipler, denizdeki kirliliğin etkisini en aza indirmek için ellerinden geleni yaptı.
Yalova'da yaşanan bu kirlilik olayı, çevre bilinci ve denetimlerin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle sanayi atıkları ve endüstriyel atıklar konusunda yapılan denetimlerin ve sorumlu işletmelerin takibinin arttırılması gerektiği vurgulandı. Bu tür olayların önüne geçilmesi ve çevre temizliğinin daha hızlı sağlanabilmesi için yerel yönetimler ve çevre kuruluşlarının daha aktif bir şekilde sorumluluk alması gerektiği ifade ediliyor.