Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Türk Gıda Kodeksi Yumurta Tebliği”nde yaptığı değişiklikle birlikte yumurtalarda artık ‘son tüketim tarihi’ yerine ‘tavsiye edilen tüketim tarihi’ ibaresi kullanılacak. Bu değişiklikle birlikte, yumurtanın raf ömrü uzatılırken tüketiciye ulaştırılma süresi de 21 günden 28 güne çıkarıldı. Böylece hem üretici hem de tüketici tarafında esneklik sağlanması ve gıda israfının azaltılması hedefleniyor.
Yeni düzenlemeye göre, sofralık yumurtaların 28 gün içinde tüketiciye ulaşması şartı getirildi. Yumurtlamadan itibaren 10 gün içinde sınıflandırılmayan, işaretlenmeyen ve paketlenmeyen yumurtalar sofralık olarak piyasaya sunulamayacak. Ancak bu yumurtalar, yalnızca onaylı gıda işletmelerine gönderilerek gıda sanayisinde kullanılabilecek. Bu kapsamda, “B sınıfı yumurta gıda sanayisinde kullanılır” ifadesi de “gıda sanayisine gönderilir ve kullanılır” şeklinde netleştirildi.
Yeni tebliğde dikkat çeken bir diğer düzenleme ise “ekstra taze” ifadesiyle ilgili oldu. Yumurtanın üretim tarihinden itibaren yalnızca ilk 4 gün içinde sınıflandırılıp paketlenen yumurtalar bu ibareyle satılabilecek. Bu da tüketiciye en taze ürünün sunulmasını amaçlıyor. Ayrıca yumurtanın tazeliğini belirlemede önemli bir kriter olan “hava boşluğu” tanımı da mevzuata dahil edildi. A sınıfı yumurtalarda hava boşluğunun 6 mm’yi geçmemesi gerektiği vurgulandı.
Gıda Yüksek Mühendisi Handan Doğan, bu düzenlemelerin üreticilere olduğu kadar tüketicilere de sorumluluk yüklediğini ifade etti. Soğuk zincirin kırılmaması gerektiğini vurgulayan Doğan, yumurtaların +4 ila +8 derece arasında, orijinal karton ambalajında ve buzdolabının iç raflarında muhafaza edilmesi gerektiğini söyledi. Yumurtaların yıkanmaması ve nemli ürünlerden uzak tutulması da önem taşıyor.
Tüketiciler, yumurtanın taze olup olmadığını anlamak için “su testi” yöntemini kullanabilir. Yumurta suya bırakıldığında yatay şekilde dibe çöküyorsa taze, dik duruyorsa beklemiş, su yüzeyine çıkıyorsa bayat olarak değerlendiriliyor. Ayrıca yumurtanın kırıldığında kötü koku yayması, beyaz kısmının aşırı akışkan olması veya sarısının dağılması gibi işaretler de bozulmayı gösteriyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte hem yumurta üreticileri daha denetlenebilir bir sürece dahil olacak hem de tüketiciler, israfı önleyerek ürünleri daha verimli kullanabilecek. Bu süreçte, hem gıda güvenliği hem de kalite standartlarının sürdürülebilir biçimde korunması hedefleniyor.