Diyarbakır'da yaşanan bir cinayet, yalnızca aile içi bir mesele olmaktan öteye geçerek, Türkiye'nin gündemindeki büyük bir uyuşturucu davasıyla bağlantılı soruşturmanın parçası haline geldi. Henüz 15 yaşında olan bir çocuk, halasının eşi ve eski köy korucusu Yüksel Bayrak’ı sokak ortasında başından vurarak öldürdü. Cinayet, Bayrak’ın tanık olarak yer aldığı 24 sanıklı uyuşturucu davasının iddianamesi kabul edilmeden yalnızca beş gün önce gerçekleşti.
Geçen yıl kayıtlara geçen olayda, Yüksel Bayrak ailesiyle birlikte akraba ziyaretinden döndüğü sırada, sokakta pusuya düşürüldü. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, 15 yaşındaki çocuğun Bayrak’a sessizce yaklaşarak ilk atışta başarısız olduğu, ancak ikinci denemesinde başından vurarak öldürdüğü net şekilde görüldü. Olay sırasında Bayrak’ın eşi saldırıyı engellemeye çalışsa da başarılı olamadı. Zanlı çocuk kısa süre sonra yakalandı.
Emniyette ifade veren çocuk, cinayeti “halasına kötü davrandığı için” işlediğini söyledi. Ancak olayın ardından yürütülen soruşturmada, cinayetin bireysel bir tepki olmaktan çok daha öte bir yapının parçası olabileceği değerlendirildi.
Yüksel Bayrak’ın ifade vermeye hazırlandığı uyuşturucu dosyasının içeriği incelendiğinde, cinayetin zamanlaması tesadüf olarak değerlendirilemeyecek kadar kritik bulundu. Emniyet güçleri tarafından yürütülen çalışmalarda, aralarında azmettiricilerin de bulunduğu 10 kişi tutuklandı. Gözaltına alınanlar hakkında dava açıldı ve zanlıların 31 Ekim'de hâkim karşısına çıkması bekleniyor.
Bayrak’ın tanıklık yapacağı dosyada çok sayıda sanığın bulunduğu, bu sanıklardan bazıları hakkında ağır cezalar talep edildiği ve Bayrak’ın beyanlarının davanın yönünü değiştirebileceği belirtildi. Bu nedenle, cinayetin yalnızca bir aile içi anlaşmazlık değil, tanık susturma amacı taşıyan organize bir eylem olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
