Küresel ekonomik çevresel ve teknolojik değişimlerle birlikte sektörü yeniden şekillenmeye başlıyor. Bu dönüşümün temelinde hızla artan siber riskler iklim değişikliği ve jeopolitik gerilimler gibi etkenler yer aldığı biliniyor. Türkiye sigorta sektörü 2025 yılı itibariyle bu değişimlere ayak uydurabilmek için önemli adımlar atmaya hazırlanıyor.
BİNA TAMAMLAMA SİGORTASI GELİYOR
Türk Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı ve Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar 2025'in sektör için dönüşüm yılı olacağına dikkat çekiyor. Yaşar sektördeki dijitalleşme doğal afetlere hazırlık ve ürün çeşitliliği gibi unsurların hızla gelişmeye devam ederken ekonomik değişimlerin dengeyi sağlamak açısından sigorta primlerini yeniden düzenlemesini gerektireceğini belirtiyor.
2025 yılında sektörü bekleyen en büyük zorluklardan biri doğal afetlerin neden olacağı büyük hasarlardan kaynaklanacak maliyet artışları olacak. Ahmet Yaşar bina tamamlama sigortası gibi ürünlerin mal sahiplerini güvence altına alacağı ve depreme karşı dayanıklılığı garanti altına alacağına değiniyor. Şirketlerin inşaat süreçlerinde sıkı denetim uygulayarak güvenliği artırması bekleniyor.
TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASINDA ARTIŞ
2024 yılı itibariyle TSS alanında önemli bir gelişim kaydedildi. TSS’nin sağladığı avantajlar sigortalıların taleplerini karşılayarak sağlık sektöründe önemli bir pazar payı kazanılmasına olanak tanıdı. Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Dr. E. Baturalp Pamukçu TSS’nin sigortalılar için daha fazla tercih edilen bir ürün haline geldiğini vurguluyor.
Teknolojik gelişmeler de sigorta sektörünün dönüşümünde önemli bir rol oynamaktadır. 2025 yılı itibariyle dijitalleşme şirketlerin iş süreçlerine daha fazla entegre olacak. Yapay zeka ve veri analitiği gibi teknolojiler poliçelerin özelleştirilmesi ve risk değerlendirmelerinin daha doğru yapılabilmesi için kullanılacak.
Sigorta sektöründeki dijitalleşme hem tüketiciler hem de şirketler için daha verimli hızlı ve şeffaf bir hizmet sunmayı amaçlıyor. Diğer yandan Türkiye’de sigorta primleri ekonomik koşullara bağlı olarak yeniden değerlendirilmeye başlanacak. Şirketlerin maliyet yönetimi stratejileri bu dönemde daha kritik bir hale gelecek.
