Temmuz ayında ilk kez gözlemlenen yıldızlararası cisim 3I/ATLAS, sıra dışı yapısı ve rotası nedeniyle bilim çevrelerinde yoğun tartışmalara yol açtı. Alışılmış kuyruklu yıldızlardan farklı özellikler taşıyan bu gök cismi, dünya genelinde pek çok teorinin ortaya atılmasına neden oldu. Harvard Üniversitesi’nden gökbilimci Avi Loeb’in, 3I/ATLAS’ın bir gözlem aracı olabileceği yönündeki açıklamaları özellikle dikkat çekti. Bilim dünyasının büyük kısmı bu fikre mesafeli yaklaşsa da, konunun devlet düzeyinde yankı bulması uzun sürmedi.
3I/ATLAS’ın Güneş Sistemi'ne girişi, dünya genelinde gezegen savunma sistemlerine yönelik yatırımların hız kazanmasına neden oldu. Bu gelişmeler ışığında Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) da önemli bir bütçe artışına gitmesi, uzaya yönelik tehditlerin artık daha ciddiye alındığını gösteriyor. Söz konusu gelişmeler, olası tehlikelere karşı hazırlık seviyesinin küresel ölçekte yükseltilmesini amaçlıyor.
ESA Tarihinin En Yüksek Bütçesini Onayladı
Avrupa Uzay Ajansı, Bremen’de gerçekleştirilen toplantının ardından 22,1 milyar avroluk yeni bütçesini duyurdu. Bu rakam, önceki döneme kıyasla %30'luk bir artışı temsil ediyor ve kurum tarihindeki en yüksek bütçe olarak kayıtlara geçti. Yeni bütçe ile birlikte 1,35 milyar avroluk Avrupa Uzay Tabanlı Savunma Programı devreye alınacak. Bu program, uydular aracılığıyla sağlanan güvenli iletişimi artırmayı ve uzaydan gelebilecek olası tehditlerin erken tespitini sağlamayı hedefliyor.
Öte yandan, ESA’nın 2029 yılında Apophis göktaşına göndermeyi planladığı RAMSES görevi gibi projelerde de herhangi bir yavaşlama söz konusu değil. Bu çalışmaların yanı sıra Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Asteroit Uyarı Ağı (IAWN), 3I/ATLAS’ı temel alan iki ay sürecek küresel bir tatbikat başlattı. Bu tatbikat, olası bir yıldızlararası cisim tehdidine karşı dünya genelinde koordineli bir tepkinin nasıl verileceğini test edecek.
3I/ATLAS'ın Aralık sonunda Dünya’ya 270 milyon kilometre yaklaşacağı tahmin ediliyor. Her ne kadar çarpma riski bulunmasa da, çok sayıda kurumun bu cismi gerçek zamanlı olarak izliyor olması, gelecekte benzer ancak daha riskli nesneler için hazırlık açısından kritik önem taşıyor.
