Dünya genelinde profesyonel futbolcular ve insan hakları odaklı kuruluşlar, UEFA Başkanı Aleksander Ceferin’e hitaben kaleme aldıkları ortak bir mektup ile İsrail’in Avrupa futbol organizasyonlarından men edilmesini talep etti. Aralarında Paul Pogba, Hakim Ziyech, Adama Traore ve Anwar El Ghazi gibi tanınan futbolcuların da bulunduğu 70’ten fazla sporcunun imza attığı mektupta, UEFA’nın “yasal ve ahlaki sorumluluklarını” yerine getirmesi gerektiği vurgulandı.
Game Over Israel adlı girişim tarafından hazırlanan ve Athletes 4 Peace, The Gaza Tribunal ile The Hind Rajab Foundation gibi kuruluşlar tarafından desteklenen metinde, UEFA’nın İsrail kulüplerine ve milli takımına uluslararası turnuvalarda izin vermesinin, insan hakları ihlallerine karşı duyarsızlık anlamına geldiği savunuldu.
“Futbol Kimseye Ait Değil, Herkese Aittir”
Mektubun giriş bölümünde yer verilen “Futbol kimseye ait değildir. Daha doğrusu, herkese aittir, çünkü futbol mirasımızın bir parçasıdır” ifadesi, sporun evrenselliğine vurgu yaparken; UEFA’nın tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiği hatırlatıldı. Mektupta, UEFA’nın İsrail’in Avrupa futbolundaki varlığına ilişkin sessizliğinin, futbolun ruhuna ve ortak değerlere zarar verdiği dile getirildi.
UEFA’ya yönelik eleştiriler, kurumun İsrail’e yönelik “hoşgörüsünün” sporun birleştirici ve adil yapısına zarar verdiği iddialarına dayandırıldı. İmzacılar, İsrail’e yönelik yaptırımların sadece sportif değil, aynı zamanda etik sorumlulukların da bir gereği olduğunu savundu.
“Soykırım, Apartheid ve İnsanlık Suçlarına Sahne Sağlanmamalı”
Mektubun devamında, “Uluslararası sivil toplumda hiçbir ortak mekan, sahne veya arena, soykırım, apartheid ve diğer insanlık suçlarını işleyen bir rejimi hoş karşılamamalıdır” ifadelerine yer verildi. Ayrıca, sporun hiçbir şekilde politik hesaplardan muaf olmaması gerektiği, tam tersine insan haklarına duyarlılık göstermesi gerektiği belirtildi.
Bu girişim, UEFA’nın İsrail kulüplerine ve milli takımına tanıdığı katılım hakkına karşı son dönemde giderek artan tepkilerin yeni bir boyutunu temsil ediyor. UEFA’dan bu çağrıya nasıl bir yanıt verileceği ise merak konusu.
