Modern yaşamla birlikte artan çevresel kirleticiler, kimyasallar, deterjanlar ve işlenmiş gıdalar, sağlığımız üzerinde düşündüğümüzden çok daha büyük etkiler yaratıyor. Prof. Dr. Cezmi Akdiş liderliğinde yürütülen araştırmalar, bu unsurların insan vücudundaki epitel bariyerlere zarar vererek yaklaşık 80 hastalığa zemin hazırladığını ortaya koydu.

Davos’taki İsviçre Alerji ve Astım Araştırma Enstitüsü’nün direktörlüğünü yürüten ve aynı zamanda Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan Prof. Dr. Cezmi Akdiş, "Epitel Bariyer Teorisi" ile dikkatleri üzerine çekiyor. Akdiş'e göre, vücudun dış çevreyle ilk temas noktası olan epitel dokular, sanıldığından çok daha fazla sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor. Bu bariyerlerin bozulması; bağırsaklar, akciğerler ve ciltte zararlı mikroorganizmaların çoğalmasına, bağışıklık sisteminin sürekli alarm durumuna geçmesine ve kronik iltihaplanmalara neden olabiliyor.

Bu süreç sonucunda, alerjiler, otoimmün hastalıklar, nöropsikiyatrik bozukluklar ve metabolik rahatsızlıklar baş gösteriyor. Uzmanlara göre, astımdan otizme, diyabetten Alzheimer ve Parkinson gibi dejeneratif hastalıklara kadar pek çok sağlık sorunu, bu bariyer hasarından kaynaklanabiliyor.

Akdiş, aynı zamanda temizlik ürünleri ve kişisel bakım malzemelerinde kullanılan maddelerin zararlarına da dikkat çekiyor. Özellikle diş macunlarında yer alan SLS (Sodyum Lauril Sülfat) gibi maddelerin yemek borusu ve mide epiteline zarar verdiğini belirterek, bu durumun gastrit ve astım gibi hastalıkların artışında etkili olduğunu vurguluyor. Bugün toplumda gastrit şikayetlerinin görülme oranı yüzde 50’yi aşarken, 40 yıl önce bu oranın oldukça düşük olduğu ifade ediliyor.

Peki ne yapmalı? Prof. Dr. Akdiş, doğal temizleyiciler ve kimyasal içermeyen alternatif ürünlerin tercih edilmesini öneriyor. Sirke ve karbonat, doğal sabunlar, sitrik asit ve mikrofiber bez gibi ürünlerin kullanılmasını tavsiye eden Akdiş, özellikle enzimsiz ve parfümsüz deterjanlar, organik sabun cevizleri ve çamaşır sodasının daha sağlıklı bir tercih olabileceğini söylüyor.

Ayrıca, birçok işlenmiş gıdada yer alan monosodyum glutamat (Çin tuzu) gibi katkı maddeleri de sağlık için ciddi riskler taşıyor. Bu maddelerin tat alma merkezlerini uyararak aşırı yemeye neden olduğu ve obezite riskini artırdığı yapılan çalışmalarla destekleniyor.

Tüm bu veriler, modern yaşamın getirdiği görünmeyen tehlikelere karşı farkındalık geliştirmenin ve epitel bariyer sağlığını koruyacak yaşam biçimlerini benimsemenin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.