ABD yönetimi, Orta Doğu’daki askeri varlığını artırma kararı alarak 2 bin 500 deniz piyadesinden oluşan seçkin birliği bölgeye gönderdi. Pentagon’un Japonya’dan Orta Doğu’ya yeniden konuşlandırdığı “911 gücü” olarak bilinen birlik, Hürmüz Boğazı çevresinde olası operasyonlarda kritik rol oynayabilir. Uzmanlar, bu hamlenin İran ile artan gerilimde yeni bir askeri sürecin işareti olabileceğini değerlendiriyor.
ABD Donanması’nın hızlı müdahale kuvvetlerinden biri olan birlik, amfibi kara ve hava operasyonları konusunda uzman askerlerden oluşuyor. Washington yönetiminin bu kuvveti konuşlandırması, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenliğin sağlanması ve deniz trafiğinin yeniden açılması için hazırlık yapıldığı yorumlarına neden oldu.
Hürmüz Boğazı İçin Kara Operasyonu Seçeneği Masada
Basra Körfezi’nin tek çıkış noktası olan Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir bölge olarak biliniyor. İran’ın boğazı ABD ve İsrail gemilerine kapatma kararı sonrası bölgede gemi trafiği ciddi ölçüde azaldı ve petrol fiyatlarında dalgalanmalar yaşandı.
ABD’li savunma yetkilileri, bölgede olası senaryolar arasında boğaz çevresindeki stratejik adalara baskın düzenlenmesi ihtimalinin de bulunduğunu ifade ediyor. İran’ın mayın yüklü hızlı botlar ve insansız hava araçlarıyla bölgeyi tehdit etmesi nedeniyle Pentagon’un farklı operasyon planları üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
31. Deniz Piyade Sefer Birliği Bölgeye Sevk Edildi
“911 gücü” olarak anılan birlik, ABD Deniz Piyadeleri’nin 31. Deniz Piyade Sefer Birliği’nin bir parçası. Birlik; piyade birlikleri, zırhlı araçlar, topçu unsurları ve hava desteği sağlayan helikopterler ile savaş uçaklarından oluşan karma bir yapıya sahip.
Orta Doğu’ya sevk edilen kuvvetlerin USS Tripoli gemisiyle bölgeye ulaşması planlanıyor. Bu gemiye USS New Orleans ve USS San Diego amfibi nakliye gemilerinin de eşlik edeceği ifade ediliyor. USS Tripoli’nin F-35B savaş uçakları, Osprey helikopterleri ve çeşitli hava araçları taşıyabildiği ve gerektiğinde deniz-kara saldırı operasyonları için kullanılabildiği belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim yalnızca askeri açıdan değil küresel ekonomi açısından da kritik bir gelişme olarak görülüyor. İran güçlerinin son haftalarda Basra Körfezi çevresinde faaliyet gösteren birçok gemiyi hedef aldığı ve boğazdaki gemi trafiğinin büyük ölçüde azaldığı bildiriliyor.
Uzmanlara göre ABD’nin bölgeye hızlı müdahale gücü göndermesi, boğazın yeniden açılması için askeri seçeneklerin ciddi biçimde değerlendirildiğini gösteriyor. Ancak İran’ın insansız hava araçları ve gemisavar füzeleri gibi asimetrik saldırı kapasitesinin operasyonları zorlaştırabileceği ifade ediliyor.
