AK Parti’nin Kızılcahamam’da düzenlediği istişare kampında en çok konuşulan başlık ekonomi oldu. Milletvekillerinden gelen en güçlü taleplerden biri ise asgari ücrete yılda iki kez zam yapılması yönünde oldu. Asgari ücret ile memur maaşları arasındaki farkın giderek açıldığını belirten vekiller, bu durumun vatandaşın geçim sıkıntısını artırdığına dikkat çekti.

Kamp süresince yapılan “ortak akıl” oturumlarında milletvekilleri, asgari ücretlinin alım gücünün hızla düştüğünü, özellikle büyük şehirlerde mevcut ücretle yaşamın sürdürülemediğini dile getirdi. Vekiller, memur maaşlarının yılda iki kez artırıldığına vurgu yaparak, benzer bir uygulamanın asgari ücret için de hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

AK Parti’nin ekonomi yönetimi, bu talepleri Kabine gündemine taşıdı. Asgari ücrete ara zam yapılması, enflasyon karşısında yaşanan erimenin telafisi için önemli bir başlık haline gelirken, henüz resmi bir karar alınmış değil.

CHP ise asgari ücretin 30 bin TL’ye çıkarılması için Meclis’e kanun teklifi sundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Emekliye seyyanen zam da dahil olmak üzere kanun teklifimizi verdik, bekliyoruz" dedi. Özel, her emekliye asgari ücret tutarında maaş verilmesi gerektiğini de savundu.

Buna karşılık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Mayıs ayında yaptığı açıklamada, ara zamma kapıyı kapatmış, “Asgari ücretle ilgili bir ara zammı konuşmak için çok erken” demişti. Ancak ekonomide yaşanan gelişmeler ve enflasyonun hız kesmemesi, bu yaklaşımın yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.

Asgari ücrete son olarak Ocak 2025’te zam yapılmıştı ve net ücret 22.104 TL olarak belirlenmişti. Ancak yılın ikinci yarısı için yeni bir artış planlanmadığı açıklanmıştı. Bu durum, yılın ikinci çeyreğinde hızlanan enflasyon nedeniyle ücretlilerin gelirlerinin reel olarak gerilemesine yol açtı.

Şu an için karar aşamasında olmasa da, Kabine’nin önümüzdeki haftalarda asgari ücret konusunda ek bir değerlendirme yapabileceği konuşuluyor. Asgari ücretin yılda iki kez güncellenmesi, kalıcı bir düzenleme olarak gündeme alınırsa, hem çalışanların beklentilerine yanıt verebilir hem de ekonomik dengeler açısından yeni bir rota belirlenebilir.