Bebek Otel’in sahibi Muzaffer Yıldırım hakkında yürütülen soruşturmada yeni iddialar gündeme geldi. Uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklanan Yıldırım’la ilgili dikkat çeken beyanlar, eski çalışanı Mehmet Çobanoğlu’nun savcılığa verdiği ifadeyle ortaya çıktı. Çobanoğlu, Yıldırım’ın evinde haftanın belirli günlerinde poker partileri düzenlendiğini, bu oyunlara farklı kişilerle birlikte katıldığını öne sürdü. Ayrıca savcılığa sunulan ifadede, söz konusu poker oyunlarında kazançların yazıldığı bir “mavi defter” tutulduğu belirtildi. İfadeye ek olarak kumar oyunlarına ve bu deftere dair görsel kayıtların da soruşturma dosyasına dahil edildiği bildirildi. Soruşturmanın seyrini etkileyebilecek bu gelişmeler, kamuoyunun dikkatini topladı.

Oyun Günleri, Katılımcı Listeleri ve Defter Kayıtları

Savcılığa verdiği ifadede, Çobanoğlu haftalık olarak evde düzenlenen poker partilerinde servis yaptığını, bu süreçte oyunculara içecek ve yiyecek sunduğunu anlattı. Oyunların bazen dört saat, bazen yedi saate kadar sürdüğünü belirten Çobanoğlu, katılımcıların kazançlarını deftere işlediklerini söyledi. Söz konusu defterde belirli tarihlere ve isimlere ait rakamların bulunduğu ve bu bilgilerin incelemeye alındığı ifade edildi. Ayrıca Çobanoğlu, evde depoya indirilen poker masası ve diğer eşyalarla ilgili olarak kendisine verilen görev doğrultusunda hareket ettiğini, delil karartma amacı taşımadığını vurguladı. İfadede yer alan diğer bir detay ise bazı katılımcıların kimlikleri oldu. Çobanoğlu, Muzaffer Yıldırım’ın evine sıklıkla gelen kişilerin kim olduklarına dair açıklamalarda bulundu.

Çobanoğlu’nun dışında, Arif Altınbudak isimli başka bir tanığın da savcılığa verdiği ifadelerde, Muzaffer Yıldırım’ın otelde konaklayan bazı iş insanlarıyla ilgili bilgi topladığı iddia edildi. Özellikle Ali Koç’un otel giriş-çıkışlarının takip edildiği ve bu bilgilerin başkalarına iletildiği öne sürüldü. Ayrıca Acun Ilıcalı'nın bir etkinlik kapsamında Yıldırım’ın evinde görüldüğü bilgisi paylaşıldı. Mehmet Çobanoğlu ise bu süreçte uyuşturucuya dair herhangi bir eylemin içinde yer almadığını belirterek, yalnızca görevini yaptığını ve olanları korktuğu için eksiksiz anlatamadığını ifade etti. Savcılığa verdiği son beyanında ise hiçbir delili imha etmediğini, tüm bilgileri baskı altında kalmadan aktardığını belirterek serbest bırakılmayı talep etti.