Dünyanın en büyük teknoloji fuarlarından biri olan CES 2026, bu yıl Bosch’un donanım ve yazılımı entegre eden yenilikçi çözümlerine sahne oldu. Las Vegas’ta tanıtılan yeni teknolojiler arasında BMI5 MEMS sensör platformu, yapay zeka destekli dijital kokpit sistemi ve yazılım tanımlı araçlara yönelik gelişmeler dikkat çekti. Şirketin hedefi, özellikle robotik, artırılmış gerçeklik, otomotiv elektroniği ve mobilite alanlarında büyümeyi sürdürmek.

Bosch’un geliştirdiği BMI5 platformu, üç yeni sensör modeliyle geliyor: BMI560, BMI563 ve BMI570. Bu sensörler ortak bir donanım altyapısı üzerinde geliştirilirken, yazılım desteği sayesinde farklı cihazlara uyum sağlayabiliyor. Örneğin BMI560, sanal ve artırılmış gerçeklik başlıklarında gecikmesiz baş hareketi algısı sunarken, BMI563 robotik sistemlerde zorlu koşullarda dahi doğru yön bulmayı mümkün kılıyor. BMI570 ise giyilebilir teknolojilere yönelik geliştirilmiş yapısıyla, jest algılamada önemli avantajlar sağlıyor.

MEMS Sensörlerle Geniş Teknoloji Alanlarına Uyum

Yeni nesil MEMS sensörler, mobil cihazlardan giyilebilir teknolojilere kadar birçok alanda daha düşük enerji tüketimi ve daha hızlı tepki süresi ile öne çıkıyor. Edge AI destekli sınıflandırma motoru sayesinde hareket ve konum verileri doğrudan sensör düzeyinde analiz ediliyor. Bu da daha akıllı ve verimli cihazların geliştirilmesini mümkün kılıyor. Bosch’un bu alandaki yatırımları, 2030 yılına kadar MEMS pazarında 19 milyar doların üzerine çıkması beklenen hacme hazırlanıyor.

Bosch’tan Yapay Zeka ve Yazılım Tanımlı Araçlara Büyük Yatırım

Bosch, CES 2026’da yaptığı duyurularla yazılım, yapay zeka ve otomotiv teknolojilerine yönelik iddialı gelir hedeflerini de açıkladı. Şirket, 2030'ların ortalarına kadar yazılım ve donanım tabanlı hizmetlerden 10 milyar euronun üzerinde gelir elde etmeyi planlıyor. Bunun büyük bölümünün mobilite çözümlerinden gelmesi bekleniyor. Aynı zamanda 2027 yılı sonuna kadar yapay zeka alanında 2,5 milyar euronun üzerinde yatırım yapılması hedefleniyor.

Bu vizyonun bir parçası olan yeni yapay zeka tabanlı dijital kokpit sistemi, sürücüyle doğal bir dilde etkileşim kurabiliyor. Görsel dil modeli sayesinde araç içi ve dışı çevreyi analiz edebilen sistem, otomatik park yeri bulmadan çevrim içi toplantılar için not oluşturmaya kadar birçok görevi yerine getirebiliyor.

Brake-by-wire ve steer-by-wire teknolojileriyle fiziksel bağlantılar yerini elektrik sinyallerine bırakıyor. Bu da yazılım tanımlı araçların temelini oluşturuyor. Bosch, bu alanda da 2032’ye kadar 7 milyar euronun üzerinde gelir hedefliyor. Yeni geliştirilen Vehicle Motion Management yazılımı ise fren, direksiyon ve şasi sistemlerini merkezi bir şekilde yöneterek sürüş konforunu artırıyor.

Radar Gen 7 Premium ve Yeni Endüstriyel İş Birlikleri

Bosch’un CES’te tanıttığı bir diğer yenilik ise Radar Gen 7 Premium oldu. Yeni nesil radar sensörü, özel anten tasarımı sayesinde 200 metreden fazla mesafede küçük nesneleri algılayabiliyor. Bu özellik, gelişmiş sürüş destek sistemlerinin şehir içi trafikte daha güvenli kararlar almasını sağlıyor.

Son olarak, Bosch’un Microsoft ile “Manufacturing Co-Intelligence” kapsamında yaptığı iş birliği, üretim süreçlerinin daha akıllı hale gelmesini hedefliyor. Agentic AI yaklaşımıyla geliştirilen bu sistem, üretim hattında arızaları önceden tespit edebiliyor. Bu çözüm, Sick AG gibi şirketler tarafından şimdiden test ediliyor.