Kış mevsimiyle birlikte grip vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün paylaştığı verilere göre, Avrupa genelinde influenza oranı yüzde 17 seviyelerine ulaşırken, Türkiye'de de benzer bir seyir izleniyor. Özellikle yılbaşı dönemiyle birlikte sosyal temasın artması, grip virüsünün daha hızlı yayılmasına neden oldu. Bu yıl dikkat çeken en önemli farklılık ise grip belirtilerinin önceki yıllara kıyasla çok daha uzun sürmesi. Uzmanlar, 2-3 haftayı aşan şikayetlerin "uzamış grip" olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Vefa Öztürk, bu yılki influenza vakalarının hem daha yoğun hem de daha dirençli geçtiğine dikkat çekerek vatandaşları tedbiri elden bırakmamaları konusunda uyardı.
Uzamış Grip Ciddi Sonuçlara Yol Açabilir
Uzm. Dr. Ali Vefa Öztürk, grip vakalarının burun akıntısı ve halsizlikle başlayıp zamanla boğaz ağrısı, geniz akıntısı ve burun tıkanıklığına dönüştüğünü ifade etti. Özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin bu süreçte daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Öztürk, grip sürecinin bu yıl bazı kişilerde 3 haftayı aşabildiğini söyledi. Normalde bir hafta içinde geçmesi beklenen grip, uzadığı takdirde sinüzit, bronşit ve zatürre gibi komplikasyonlara yol açabiliyor. Bu nedenle grip belirtileri uzun sürdüğünde vakit kaybetmeden doktor kontrolüne başvurulması öneriliyor.
Bağışıklığı Güçlendirmek ve Temastan Kaçınmak Şart
Dr. Öztürk, gripten korunmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak için şu önerilerde bulundu:
-
Beslenmede çeşitliliğe önem verilmeli; et, sebze, meyve gibi besin grupları dengeli şekilde tüketilmeli.
-
Yeterli ve kaliteli uyku, bağışıklık sisteminin güçlü kalmasında kritik rol oynar.
-
Günlük su tüketimi ihmal edilmemeli.
-
Vitamin kullanımı öncesinde kan tahlili yapılmalı, eksiklik saptanmadan takviye alınmamalı.
-
Hastalık sürecinde dinlenmek en etkili tedavi yöntemidir.
-
Yüksek ateş, renkli balgam ve nefes darlığı gibi belirtiler varsa mutlaka doktora başvurulmalı.
-
Kalabalık alanlarda sosyal mesafe korunmalı, maske kullanılmalı, tokalaşma ve öpüşme gibi yakın temaslar minimuma indirilmeli.
