Türk araştırmacılar tarafından yapılan ve 9-12 yaş aralığındaki çocukların katıldığı yeni bir çalışma, yaşlılık algısına dair dikkat çeken bulgular ortaya koydu. Journal of Pediatric Nursing’de yayımlanan araştırmada, çocuklardan tanıdıkları yaşlı bir kişiyi çizmeleri istendi ve ardından çizimleri üzerine görüşmeler yapıldı . Çalışma, çocukların yaşlı bireylere karşı duygusal olarak sıcak ve olumlu ifadeler kullandığını ancak yaşlanma sürecini daha çok fiziksel değişimler ve kayıplarla ilişkilendirdiğini gösterdi . Çizimlerde hem sevgi hem de kırılganlık temalarının bir arada yer alması, çocukların zihnindeki yaşlılık tablosunun iki yönlü olduğunu ortaya koydu. Araştırma sonuçları, yaşlı bireylere yönelik bakış açısının küçük yaşlardan itibaren şekillendiğine işaret etti .

Çizimlerde Kırışıklık, Baston Ve Yalnızlık Öne Çıktı

Çocukların resimlerinde en sık görülen detaylar arasında kırışıklıklar, gözlük, baston, kambur duruş ve hareket etmekte zorlanan bedenler yer aldı . Bazı çizimlerde yaşlı kişiler aile içinde, doğa manzarasında ya da sıcak bir ortamda resmedildi. Ancak birçok örnekte yaşlılık; hastalık, yorgunluk ve yalnızlıkla birlikte anlatıldı .

Görüşmelerde bazı çocuklar yaşlıları sürekli hasta, yavaş hareket eden, çok ilaç kullanan ve erken uyuyan kişiler olarak tanımladı . Çalışmada yalnızlık teması da öne çıktı. Bazı çocuklar yaşlı bireyleri ziyaret edilmeyen, aile desteğine ihtiyaç duyan ve ölüm korkusu yaşayan kişiler olarak ifade etti .

Sevgi Ve Bilgelik Vurgusu Da Var

Araştırma sadece olumsuz çağrışımlar içermedi. Çocukların önemli bir bölümü büyükleriyle yakın ilişki içinde olduklarını ve onları sevgi dolu, destekleyici ve bilge kişiler olarak gördüklerini anlattı . Çalışmanın sonuçlarına göre çocuklar, yaşlı bireylere karşı çoğunlukla olumlu duygular taşısa da yaşlanma dönemini daha çok hastalık, engellilik ve kayıpla ilişkilendiriyor .