Danıştay 7. Dairesi, engelli bireyleri yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. 27 Aralık 2024 tarihinden önce, yürürlükteki eski yönetmelik kapsamında alınan ÖTV muafiyetli engelli araçların satışı için getirilen 10 yıl bekleme şartının yürütmesi durduruldu. Böylece, daha önce 5 yıl olan satış süresinin geçmişe dönük şekilde 10 yıla çıkarılması uygulaması askıya alınmış oldu. Karar, kazanılmış hakların ihlal edildiği yönündeki başvuru üzerine alındı ve engelli bireylerin mağduriyetine yol açabileceği gerekçesiyle yürürlüğün durdurulmasına hükmedildi.
Türkiye Sakatlar Derneği Amasya Şubesi’nden alınan bilgiye göre, bu düzenleme değişikliğinin ardından yaşanan hak kayıpları Danıştay’ın gündemine taşındı. Yüksek Mahkeme, önceki dönemde araç alıp satan bireylerin yeni kurallardan etkilenemeyeceğini belirterek düzenlemenin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
Engelli Araçlarında Geriye Dönük 10 Yıl Şartı Hukuka Aykırı Bulundu
Kararda, 2025 yılının başında yayımlanan Tebliğ ile getirilen “10 yıl geçmeden yeniden ÖTV muafiyetinden yararlanılamaz” kuralının, geçmişe dönük uygulanmasının hukuki olmadığının altı çizildi. Danıştay, bu uygulamanın engelli bireylerin araçsız kalmasına neden olabileceğini ve sosyal hayata katılım haklarını kısıtlayabileceğini ifade etti.
Mahkeme kararında, “İstisnaya ilişkin önceki düzenlemenin yürürlükte olduğu dönemde iktisap edilip elden çıkarılan araçların yeni düzenlemedeki 10 yıl şartına tabi tutulması hukuka uygun değildir” ifadesi yer aldı. Böylece, 27 Aralık 2024 öncesinde araç alıp satan kişilerin, yeniden ÖTV muafiyetli araç alabilmeleri için 10 yıl beklemesi zorunluluğu kaldırılmış oldu.
Karara göre, 5 yıllık sürede araç alıp satan engelli bireylerin, önceki yasal haklarına dayanarak yeniden ÖTV muafiyetinden yararlanabilmeleri mümkün hale geldi. Danıştay’ın bu kararı, yalnızca mevcut düzenlemeye değil, benzer uygulamalara yönelik gelecekteki hukuk süreçlerine de emsal oluşturabilecek nitelikte.
Engelli dernekleri ve hak savunucuları, kararın sevindirici olduğunu ve engelli bireylerin topluma katılımını teşvik eden adımların devam etmesi gerektiğini belirtiyor. Konuyla ilgili detaylı bilgilendirme ve yeni uygulama süreci için resmi açıklamaların takip edilmesi tavsiye ediliyor.
