Geçtiğimiz Çarşamba günü Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem öncesinde bazı Android telefon kullanıcılarının cihazlarına sarsıntıdan saniyeler önce deprem uyarısı geldi. Bu durum birçok kişinin aklına “Telefonlardaki bu sistem depremi tahmin mi ediyor, yoksa uyarı mı gönderiyor?” sorusunu getirdi.

Depremden önce bildirimin gelmesi, sistemin nasıl çalıştığına dair merakı artırdı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Teknoloji uzmanları, deprem uyarı sistemlerinin nasıl işlediğini detaylarıyla anlattı.

Deprem Bildirimi Nedir, Nasıl Çalışır?

Söz konusu sistemin adı: Deprem Uyarı Sistemi. Bu sistem, 4.5 ve üzeri büyüklükteki depremlerde kullanıcılara otomatik olarak bildirim gönderiyor. Mekanizması ise deprem dalgalarının yayılma hızı farkına dayanıyor.

Akıllı telefonların içerisinde yer alan hareket sensörlerinin bu uyarı sisteminde aktif rol oynadığını beliniyor. Sensörlerden gelen veriler, bölgedeki diğer kullanıcıların cihazlarından gelen sinyallerle eşleştiriliyor ve deprem henüz hissedilmeden önce kullanıcıya bir uyarı bildirimi gönderiliyor.

P ve S Dalgaları Arasındaki Fark Kullanılıyor

Uzmanlar, sistemin temelinde P dalgası (ilk gelen dalga) ile S dalgası (yıkıcı olan ikinci dalga) arasındaki zaman farkının bulunduğunu açıkladı. P dalgası saniyede 6-7 km hızla ilerlerken, S dalgası saniyede 3-4 km hızla hareket ediyor. Bu fark sayesinde sistem, depremi birkaç saniye önceden algılayarak bildirim gönderme şansı yakalıyor.

Ancak bu sistemin etkinliği depremin merkezine olan mesafeye göre değişiyor. Deprem merkezine çok yakın olan kişiler bu farkı hissedemeyebilirken, uzakta olanlar birkaç saniye öncesinden uyarı alabiliyor. Uzmanlar bu durumu, “Gemlik’te olan bir deprem İstanbul’a 1-2 saniye önceden haber verir. Ancak İzmir’de olsaydı bu süre 15-20 saniyeye kadar çıkardı” sözleriyle örnekledi.

Sistem Nasıl Aktif Hale Getirilir?

Android kullanıcılarının Google'ın yerleşik deprem uyarı sisteminden faydalanması için telefonlarında Güvenlik ve Acil Durum > Deprem Uyarıları kısmına girerek bu özelliği aktif hale getirmeleri yeterli.

Öte yandan iPhone kullanıcıları için de alternatif sistemlerin var olduğu, ancak Android sistem kadar yaygın ve entegre olmadığı belirtiliyor.