Son dönemde yaşanan depremler ve güvenlik kaygıları, vatandaşların fiziki altın saklama alışkanlıklarını değiştirmeye başladı. Özellikle İstanbul’da yaşanan 6,2 büyüklüğündeki deprem sonrası, Kıymetli Madenler Yetkili Depo Sistemi (KAD-SİS)'e yönelik talep rekor düzeye ulaştı. Yastık altı altınlar, artık lisanslı kasalara ve bankalara taşınıyor.

Altın Güvende, Bankacılık Sistemiyle Entegre

Deprem riski ve hırsızlık endişesi, vatandaşların evde altın saklama alışkanlığını sorgulamasına neden oldu. Bu doğrultuda geliştirilen ve Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen KAD-SİS sistemi, altınların güvenli kasalarda saklanmasını ve bankacılık sistemine entegre edilmesini sağlıyor. Sistem sayesinde altınlar hem korunuyor hem de yatırım aracı ya da kredi teminatı olarak değerlendirilebiliyor.

KAD-SİS'e Rekor Talep

2023 sonlarında artan ilgi, 2024 itibarıyla zirve yaptı. Kahramanmaraş depremleri sonrası yaşanan kayıplar, vatandaşları fiziki değerlerini profesyonel sistemlere taşıma yönünde harekete geçirdi. KAD-SİS, altının fiziki varlığını korurken, aynı zamanda banka hesaplarında dijital karşılık oluşturma avantajı sunuyor.

Kuyumcular Aracılığıyla Anadolu'da Yaygınlaşıyor

Sistem, Anadolu'daki kuyumcular üzerinden de yaygınlaştırılarak daha fazla kişiye ulaştırılıyor. Böylece hem bireysel güvenlik artıyor hem de kayıt dışı kalan yastık altı altınlar ekonomiye kazandırılıyor.

5 Bin Tonluk Potansiyel

Uzmanlar, Türkiye’de yastık altında yaklaşık 5 bin ton altın bulunduğunu belirtiyor. Bu miktarın önemli bir kısmının sisteme dahil edilmesi, ekonomik istikrar ve finansal kaynakların genişletilmesi açısından büyük önem taşıyor. KAD-SİS, devletin uzun süredir hedeflediği bu dönüşümde stratejik bir rol üstleniyor.