Marmara Bölgesi'nde yaşanan son depremin ardından, afetlere karşı psikolojik hazırlığın önemi bir kez daha gündeme geldi. Uzmanlar, hem yetişkinler hem de çocuklar için uygulanabilir destek yöntemleri paylaşarak, deprem gibi doğal afetlerin ruhsal etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Deprem Korkusuyla Baş Etmek Bilgiyle Başlıyor
Uzmanlar, depremin ardından bireylerde en sık görülen duyguların belirsizlik ve kontrol kaybı olduğunu belirtiyor. Bu duygularla baş edebilmenin ilk adımı ise doğru bilgi edinmek. Depremin nasıl oluştuğunu, hangi koşullarda risk oluşturduğunu öğrenmek, bireylerin kriz anında kontrol duygusunu güçlendirmesine yardımcı oluyor. "Ne yapacağımı biliyorum" düşüncesi, panik anlarını azaltıyor.
Psikolojik Hazırlık Stresi Azaltıyor
Fiziksel hazırlık kadar psikolojik dayanıklılık da afetlere karşı önemli bir koruma sağlıyor. Uzmanlar, acil durum planı oluşturmanın, çıkış yollarını belirlemenin ve deprem çantası hazırlamanın bireyde güven duygusunu artırdığını belirtiyor. Yüksek stres anlarında nefes kontrolü yapmak ve kendine olumlu telkinlerde bulunmak da kalp ritmini dengeleyerek kişinin sakin kalmasına yardımcı oluyor.
Çocuklarda Deprem Korkusunu Yönetmenin Yolları
Çocukların deprem gibi korkutucu olayları anlamlandırmakta zorlandığını belirten uzmanlar, onlara gerçekçi ve yaşlarına uygun açıklamalar yapılmasını öneriyor. "Korkmak normaldir ama biz hazırlıklıyız" gibi güven veren ifadeler, çocukların kaygılarını sağlıklı bir şekilde ifade etmelerine yardımcı oluyor.
Çocukların duygularını oyun ve sanat yoluyla dışa vurabileceklerini hatırlatan uzmanlar, şu önerilerde bulunuyor:
-
Güvenli alanlar oluşturmayı öğretin.
-
Tatbikatları oyunlaştırarak öğretici hale getirin.
-
Resim ve hikâye yöntemleriyle duygularını ifade etmelerine yardımcı olun.
-
Güçlü hissettiren ifadeler kullanın: "Seninle gurur duyuyorum, ne kadar cesur davrandın."
Ebeveyn ve Öğretmenlere Önemli Uyarılar
Uzmanlar, ebeveynlerin ve öğretmenlerin kendi kaygılarını çocuklara yansıtmamaları gerektiğini belirtiyor. Kriz anlarında sakin kalmayı başaran yetişkinler, çocukların duygusal dengesini koruyabiliyor. Duyguları bastırmadan ifade etmek, yazıya dökmek ya da paylaşmak, sağlıklı bir toparlanma sürecinin anahtarı olarak görülüyor.
Travma Belirtilerine Dikkat
Uzmanlara göre yetişkinlerde uykusuzluk, huzursuzluk ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerin normal olabileceğini, ancak uzun sürmesi durumunda mutlaka uzman desteği alınması gerektiğini vurguladı. Çocuklarda ise alt ıslatma, kabuslar, ayrılık kaygısı gibi tepkilerin gözlemlenebileceğini belirtiyorlar.
Ayrıca, çocuklara yönelik psiko-eğitsel grup çalışmaları ile duyguların ifade edilmesinin ve normalleştirilmesinin önemli olduğunu ifade etti. Bu tür çalışmalar, çocukların yalnız olmadıklarını fark etmelerine ve duygusal destek bulmalarına katkı sağlıyor.
