Her yıl ekim ayının ikinci perşembesi, Dünya Görme Günü olarak farkındalık çalışmalarıyla anılıyor. Bu kapsamda göz sağlığına dikkat çekmek ve önlenebilir görme kayıplarını azaltmak için çeşitli kampanyalar düzenleniyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Körlüğü Önleme Ajansı'nın koordinasyonuyla yürütülen etkinliklerde, erken teşhisin ve düzenli kontrollerin önemi vurgulanıyor.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, dünya genelinde 2,2 milyar insanın görme problemi yaşadığını belirterek, bu sorunların büyük kısmının önlenebilir veya tedavi edilebilir olduğunu söyledi. Ancak bu kişilerin yaklaşık 1 milyarı, zamanında teşhis konulamadığı veya sağlık hizmetlerine ulaşamadığı için tedavi olamıyor. Türkiye’de ise her 10 kişiden 4’ü yılda bir kez bile göz muayenesi yaptırmıyor.

50 Yaş Üstünde Risk Artıyor

Op. Dr. Hacıağaoğlu’na göre, özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerde katarakt ve glokom gibi hastalıkların görülme sıklığı artıyor. Türkiye'de bu yaş grubundaki bireylerin yüzde 20'sinde katarakt, yüzde 15'inde ise glokom riski bulunuyor. Çocuklar arasında ise öğrenme güçlüğü yaşayanların yüzde 60’ında altta yatan nedenin görme bozuklukları olduğu belirtiliyor.

Göz Hastalıkları Belirti Vermeden İlerleYebilir

Birçok göz hastalığının belirti göstermeden ilerlediğini vurgulayan Hacıağaoğlu, glokom gibi durumların geç fark edildiğinde kalıcı görme kayıplarına neden olabileceğine dikkat çekti. Ani veya bulanık görme, ışık hassasiyeti, gözde batma, kızarıklık, baş ağrısı, gece görüşünde azalma gibi belirtiler ciddiye alınmalı. Bu tür belirtiler çoğu zaman daha büyük bir sorunun habercisi olabiliyor.

Kapsamlı bir göz muayenesinin en az 30 dakika sürmesi gerektiğini belirten Hacıağaoğlu, yapılması gereken temel testleri ise şu şekilde sıraladı: görme keskinliği testi, gözlük muayenesi, göz kasları kontrolü, göz tansiyonu ölçümü, biomikroskopik muayene ve göz dibi incelemesi. Erken tanı, yalnızca görme yetisini değil, genel yaşam kalitesini de doğrudan etkiliyor.