Türkiye ekonomisi son yıllarda yüksek faiz oranları, enflasyon baskısı ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle üretim ve yatırım tarafında zorlu bir süreçten geçiyor. İş dünyası artan maliyetlerle karşı karşıya kalırken, vatandaşlar da fiyat hareketlerini günlük yaşamlarında yakından hissediyor. Mevcut ekonomik tablo karşısında kalıcı ve yapısal adımların gerekliliği sık sık dile getiriliyor. Özellikle döviz açığı, dış ticaret dengesi ve fiyat istikrarı başlıkları ekonomi gündeminin merkezinde yer almayı sürdürüyor. Bu kapsamda hazırlanan 6 maddelik reform paketi, üretimi artırmayı, Türk Lirası’nın değerini korumayı ve enflasyonu düşürmeyi hedefleyen düzenlemeler içeriyor. Vergi politikalarından dış ticaret tedbirlerine, akaryakıt vergilerinden perakende sektörüne kadar birçok alanda değişiklik öneriliyor.

Döviz Açığına Karşı Gümrük Vergisi Ve Vergi Düzenlemesi

Türkiye ekonomisinde temel sorunlardan biri olarak gösterilen döviz açığının, dış ticaret dengesizliğinden kaynaklandığı belirtiliyor. Çin, Güney Kore, Japonya ve Hindistan ile yapılan ticarette ithalatın ihracattan yüksek olması, yıllık bazda önemli bir açık oluşturuyor. Yaklaşık 80 milyar dolarlık ithalata karşılık 5 milyar dolarlık ihracat yapılması, döviz ihtiyacını artıran unsurlar arasında yer alıyor.

Bu çerçevede Çin’den yapılan ithalata yüzde 40 ek gümrük vergisi uygulanması öneriliyor. Bu adımla yıllık 10-12 milyar dolar civarında ek gelir sağlanabileceği ifade ediliyor. Elde edilecek kaynağın, akaryakıtta ÖTV’nin kaldırılması ve KDV’nin yarıya indirilmesi için kullanılabileceği belirtiliyor. Böylece hem bütçe dengesi korunacak hem de maliyetlerin düşürülmesi amaçlanacak.

Ayrıca faiz gelirlerinden alınan stopaj oranının yüzde 25’e çıkarılması gündeme getiriliyor. Bu düzenleme ile finansal kaynakların üretim, yatırım ve istihdam alanlarına yönlendirilmesi hedefleniyor. Döviz alım-satım işlemlerinden elde edilen yüksek tutarlı kazançların da ticari kazanç kapsamına alınarak vergilendirilmesi öneriler arasında yer alıyor.

Enflasyonla Mücadele Ve Cumhur Reyonu Projesi

Reform paketinde kur, faiz ve enflasyon dengesinin sağlanması önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Türk Lirası’nın değerinin korunmasıyla birlikte döviz baskısının azalacağı, bunun da faiz ve enflasyon oranlarının gerilemesine katkı sunacağı belirtiliyor. Düşük faiz ortamında üretim maliyetlerinin azalacağı ve arz artışıyla fiyat istikrarının destekleneceği ifade ediliyor.

Gıda fiyatlarını dengelemek amacıyla zincir marketlerde “Cumhur Reyonu” adıyla özel alanlar oluşturulması da öneriliyor. Türkiye genelindeki 55 bini aşkın zincir markette temel gıda ürünlerinin sabit ve uygun fiyatla satışa sunulması planlanıyor. Her marketin yüzde 10-15’lik bölümünde oluşturulacak bu alanlarda, devlet tarafından belirlenen fiyatlarla ürün satışı yapılması öngörülüyor.

Ayrıca her ilde kurulacak Cumhur Depoları aracılığıyla bakkal ve pazarcılara uygun fiyatlı ürün temini sağlanması hedefleniyor. Tüm adımların eş zamanlı uygulanması halinde ekonomik göstergelerde iyileşme sağlanabileceği ifade ediliyor.