İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin 3 bin 809 sayfalık iddianame kamuoyuna yansıdı. Görevden uzaklaştırılarak tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında düzenlenen iddianamede, çeşitli suçlamalarla birlikte toplamda 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Gelişmelerin ardından İmamoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri’den ilk açıklamasını yaptı. Açıklamasında duruşmaların TRT başta olmak üzere tüm televizyon kanallarından canlı yayınlanması çağrısında bulundu.
İmamoğlu, “Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi” adıyla açılan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yürütülen sürece ilişkin ağır eleştirilerde bulunarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni göreve çağırdı. İddianamenin hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu belirten İmamoğlu, toplum vicdanının ve milletin adalet duygusunun bu süreçte belirleyici olması gerektiğini ifade etti.
“Gerçekleri Millet Gözleriyle Görsün”
İmamoğlu’nun açıklamasında öne çıkan çağrılardan biri, mahkeme sürecinin kamuoyuna açık şekilde yürütülmesi oldu. Canlı yayın talebini yineleyen İmamoğlu, “Gerçekten cesaretiniz varsa duruşmaları tüm kamuoyunun gözü önünde yapın. Toplum kimin haklı, kimin haksız olduğuna kendisi karar versin” ifadelerini kullandı.
İddianamenin hazırlanmasının 237 gün sürdüğünü vurgulayan İmamoğlu, bu sürecin adli değil siyasi bir zeminde ilerletildiğini savundu. İddianamenin içeriğinde yer alan suçlamaların kamuoyunda daha önce gündeme gelen yolsuzluk iddialarının ötesine geçerek Cumhuriyet Halk Partisi’ni hedef aldığını dile getirdi.
“Milletin Temsilcileri Bu Sürece Sessiz Kalmamalı”
İmamoğlu açıklamasında, “Millet iradesinin temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni göreve çağırıyorum. Bu süreci milletten gizlemek, adalet duygusunu zedelemektir. Mahkeme süreci herkesin izleyebileceği şekilde şeffaf yürütülmelidir” sözlerine yer verdi.
Söz konusu davanın yalnızca bireysel bir yargılama olmadığını belirten İmamoğlu, bunun aynı zamanda seçilmiş bir yerel yöneticinin görevden uzaklaştırılmasına dair önemli bir süreci temsil ettiğini, bu nedenle sürecin toplum nezdinde şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini savundu.
Açıklamasını “Alnımız ak, başımız dik. Milletimize hesabını veremeyeceğimiz hiçbir işimiz olmadı” sözleriyle tamamlayan İmamoğlu, yargılama sürecinin ilerleyen günlerinde kamuoyu önünde sürmesini talep etti.
