Türkiye’de elektrikli araç kullanıcılarını yakından ilgilendiren Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte hem kullanıcı deneyimini kolaylaştıran hem de fiyatlandırmada şeffaflığı artıran birçok yenilik hayata geçirildi. Özellikle ödeme yöntemleri, ücretlendirme sistemi ve farklı şarj ağları arasındaki erişim imkanları, elektrikli araç sahipleri için daha avantajlı hale getirildi. Peki yeni sistem neleri değiştiriyor ve kullanıcıları nasıl etkileyecek?
kWsa bazlı ücretlendirme zorunlu hale geldi
Yeni yönetmelikle birlikte şarj hizmetlerinde yalnızca kWsa bazlı ücretlendirme yapılması zorunlu oldu. Bu sayede bağlantı ücreti, başlatma bedeli veya ekipman kullanım ücreti gibi ek maliyetlerin önüne geçildi. Ayrıca sadakat programı bulunan kullanıcılarla diğer kullanıcılar arasındaki fiyat farkının yüzde 25’i aşamayacağı da açıkça belirtildi. Bu düzenleme, kullanıcıların daha adil ve öngörülebilir fiyatlarla hizmet almasını sağlayacak.
Hızlı şarjda temassız ödeme ve mobil sistemler geliyor
50 kW ve üzeri DC hızlı şarj istasyonlarında kredi kartı veya temassız ödeme ile doğrudan işlem yapılabilecek. Üstelik bu ödemelerde herhangi bir komisyon alınmayacak. Bu yenilik, özellikle uzun yolculuk yapan sürücüler için büyük kolaylık sağlayacak.
Öte yandan mobil şarj istasyonları da artık sisteme dahil edildi. Şarj ağı işletmecileri, sabit altyapının yetersiz olduğu bölgelerde mobil çözümler sunabilecek. Ayrıca farklı şarj ağları arasında ortak dolaşım (roaming) sistemi devreye alınarak kullanıcıların tek bir ağla sınırlı kalmadan hizmet alabilmesi mümkün hale getirildi.
Yeni düzenleme kapsamında şarj istasyonlarının konum, fiyat ve uygunluk bilgileri merkezi platformlarda paylaşılacak ve işletmecilerin bilgi güvenliği için uluslararası standartlara uyum sağlaması gerekecek. Yönetmeliğin bazı maddeleri yürürlüğe girerken, kalan düzenlemelerin 1 Temmuz 2026 itibarıyla uygulanması planlanıyor.
