Gazze'de insani kriz her geçen gün daha da ağırlaşırken, Birleşmiş Milletler (BM) bölgedeki açlık tehlikesinin kritik seviyelere ulaştığını duyurdu. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, Gazze'deki halkın tamamının açlık riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Yardım ulaştırılmasında yaşanan engellemeler ve kısıtlamalar nedeniyle temel ihtiyaçlara erişim giderek zorlaşıyor.

BM yetkilisi Jens Laerke, Gazze'nin “dünyanın en aç yeri” olduğunu belirtti. Yapılan değerlendirmelerde, yardım tırlarının sadece sınırlı bir kısmının bölgeye ulaşabildiği, gelen yardımların da güvenlik ve bürokratik engeller nedeniyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılamadığı ifade edildi. Özellikle un dışında başka temel gıda ürünlerinin bölgeye girişi sağlanamazken, mevcut ürünlerin pişirilmeden tüketilememesi de ciddi bir sorun oluşturuyor.

Temel İhtiyaçlara Ulaşım Kritik Seviyede

İçme suyu krizi de açlıkla paralel şekilde büyüyor. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Komitesi, Gazze’deki hastanelerin yarısının yakıt ve ekipman eksikliği nedeniyle hizmet veremediğini duyurdu. Ayrıca kişi başına düşen günlük içme suyu miktarının 1.3 litreye kadar gerilediği bilgisi paylaşıldı.

İsrail'in 2 Mart'ta başlattığı abluka ile birlikte hijyen, gıda ve temel yaşam malzemelerinin bölgeye girişi büyük oranda durdurulmuş durumda. Bu kapsamda yardım kuruluşlarının faaliyetleri de ciddi şekilde sekteye uğruyor. Gazze İnsani Yardım Vakfı adıyla kurulan ve ABD ile İsrail destekli olduğu öne sürülen bir organizasyonun yardım dağıtımları ise uluslararası kamuoyunda tartışma yaratmış durumda.

Ateşkes Girişimleri ve Diplomatik Gelişmeler

Hamas’ın, ABD tarafından sunulan ve İsrail’in de destek verdiği 60 günlük ateşkes önerisi hakkında çeşitli Filistinli gruplarla istişarelerde bulunduğu belirtildi. Ateşkes planında rehine takası gibi kritik başlıkların yer aldığı bildiriliyor.

Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Filistin devletinin tanınmasını “ahlaki bir görev” olarak niteledi. Singapur ziyaretinde konuşan Macron, İsrail’in Gazze’deki duruma çözüm sunmaması halinde daha sert bir uluslararası tutumun gerektiğini vurguladı. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise Macron’un açıklamalarına tepki göstererek, söz konusu söylemleri “Yahudi devletine karşı bir haçlı seferi” olarak tanımladı.