Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinde, yardım almak için bekleyen sivillere yönelik açılan ateş sonucu 27 Filistinli yaşamını yitirdi, en az 90 kişi yaralandı. İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilen saldırı, bölgede süren insani krizi bir kez daha gözler önüne serdi.
Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, saldırının bir gıda dağıtım noktası yakınında yaşandığı belirtildi. Olayda, çoğu çatışmalardan kaçarak yerinden edilmiş sivillerin hedef alındığı bildirildi.
Al Arabiya’nın haberine göre, İsrail ordusu olayla ilgili yaptığı açıklamada, yardım dağıtım bölgesinin siviller tarafından “ihlâl edildiği” gerekçesiyle ateş açıldığını savundu. Ancak sahadan gelen görüntüler, sivillerin silahsız ve yardım beklerken saldırıya uğradığını ortaya koydu.
Saldırıların hedefinde olduğu iddia edilen yardım kuruluşu Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF) hakkında açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı, bu yapının bağımsız olduğunu ve Amerikan hükümetinden herhangi bir finansman almadığını belirtti. GHF, son bir hafta içinde Gazze’ye 7 milyon öğün yemek ulaştırıldığını bildirdi.
Refah’ta yaşanan son saldırı, bölgede yardım dağıtımları sırasında yaşanan ilk olay değil. Sadece geçtiğimiz birkaç gün içinde benzer saldırılarda onlarca Filistinli hayatını kaybetti. Pazar günü en az 31 kişi, önceki gün ise 3 sivil yardım sırasında açılan ateş sonucu yaşamını yitirmişti. İsrail ordusu bu ölümlerle ilgili doğrudan sorumluluk kabul etmemiş, iddiaları reddetmişti.
İsrail ordusu, Gazze’ye yardım taşıyan Özgürlük Filosu Koalisyonu'na ait gemilere müdahale etmeye hazırlandığını da duyurdu. Filonun Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıktığı biliniyor. Bu durumun bölgede yeni bir uluslararası gerilime neden olabileceği yorumları yapılıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı eski sözcüsü Matthew Miller, görev süresi sona erdikten sonra yaptığı açıklamada, İsrail’in savaş suçu işlediğini belirtti. İngiliz basınına konuşan Miller, “Bunun bir soykırım olduğunu düşünmüyorum ama savaş suçu işlendiği açık” dedi. Görevdeyken hükümet politikasını yansıttığını söyleyen Miller, o dönemde daha fazlasının yapılması gerekebileceğini itiraf etti.
