Gebelik zehirlenmesi tüm gebeliklerin yaklaşık %6’sında görülür ve erken doğum anne ölümleri gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle preeklampsi riski taşıyan kadınların tedavi ve takip süreçleri son derece önemlidir. Uzun yıllar boyunca gebelikte düşük doz aspirin kullanımının preeklampsi riskini azaltıp azaltmayacağı konusunda çeşitli çalışmalar yapılmıştır.

Preeklampsi Nedir?

Preeklampsi rahmi besleyen atar damarların daralması sonucu plasentanın ve bebeğin yeterince beslenememesi nedeniyle gelişir. Tansiyonun yükselmesi ve vücutta sıvı birikimiyle kendini gösteren bu hastalık annenin sağlığını doğrudan tehdit eder. Erken dönemde gelişen preeklampsi hem annenin hem de bebeğin hayatını riske atabilir. Gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan bu hastalık genellikle yüksek tansiyon ödem ve idrarda protein kaçağı gibi belirtilerle kendini gösterir. Erken teşhis ve tedavi ile preeklampsinin etkileri azaltılabilir diğer yandan geç kalındığında ciddi sonuçlar doğurabilir.

Aspirin ve Preeklampsi Araştırmaları

Son yıllarda düşük doz aspirin kullanımının preeklampsi riskini azaltmada etkili olup olmadığı konusu tıp camiasının en çok merak edilen sorularından biri haline gelmiştir. Bu soruya yanıt bulmak amacıyla yapılan çalışmalarda gebelik boyunca aspirin kullanımının preeklampsi gelişimi üzerindeki etkileri incelenmiştir. Birçok araştırma aspirin kullanımının preeklampsi gelişme riskini azaltabileceğini öne sürse de konu hakkında kesin bir sonuç elde etmek zordu. 2017 yılında yapılan önemli bir araştırma bu konuda önemli bir adım atmıştır.

2017 yılında New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan bir klinik çalışma düşük doz aspirin kullanımının preeklampsi riskini azaltıp azaltmadığını değerlendiren önemli bir araştırmayı içeriyor. Bu çalışmada preeklampsi gelişme riski yüksek olan 1776 hamile kadın yer aldı. Katılımcıların yarısına gebeliğin 11. haftasından 14. haftasına kadar günlük 150 mg aspirin verildi. Diğer yarısı plasebo aldı. Çalışmanın temel amacı 37. gebelik haftasına kadar preeklampsi ile doğum oranlarını karşılaştırmaktı. Katılımcılar 36. haftalarına kadar izlenerek tedavi süreci tamamlandı.