Gördes Barajı’nda su seviyesi neden uzun süredir beklenen düzeye ulaşamıyor? Yağış miktarları barajı beslemek için yeterli mi? İklim koşullarındaki değişim baraj havzasını nasıl etkiliyor? Yer altı suları ve tarımsal sulama baraj doluluğunu hangi ölçüde düşürüyor? Gediz Havzası’ndaki su kullanımı tabloyu nasıl şekillendiriyor? Uzmanlar barajın geleceğine ilişkin hangi uyarılarda bulunuyor?
Gördes Barajı Neden Dolmuyor?
Gördes Barajı’nın doluluk oranının uzun süredir düşük seyretmesinde birden fazla etken rol oynuyor. Uzman değerlendirmelerine göre en temel nedenlerin başında yağış rejimindeki düzensizlik geliyor.
Son yıllarda Manisa ve çevresinde kış ve ilkbahar aylarında beklenen miktarda yağış alınamaması, barajı besleyen yüzey sularının ciddi biçimde azalmasına yol açtı. Özellikle kar yağışlarının yetersiz kalması, barajın doğal dolum sürecini olumsuz etkiledi. Yağmur yağışlarının kısa sürede ve düzensiz şekilde gerçekleşmesi de suyun baraj havzasına yeterince taşınamamasına neden oldu.
Gördes Barajı’nı etkileyen diğer önemli unsur, Gediz Havzası’nda artan su kullanımı olarak öne çıkıyor. Tarımsal sulamada yoğun şekilde yer altı ve yüzey sularına başvurulması, baraja ulaşması gereken suyun önemli bölümünün havza içinde tüketilmesine yol açıyor. Özellikle yaz aylarında artan sulama ihtiyacı, baraj seviyesinin toparlanmasını zorlaştırıyor. Bunun yanı sıra sanayi ve içme suyu amaçlı kullanım da baraj üzerindeki baskıyı artıran faktörler arasında yer alıyor.
İklim değişikliğinin etkileri de Gördes Barajı’nın doluluk oranını doğrudan etkiliyor. Artan sıcaklıklar nedeniyle buharlaşma oranlarının yükselmesi, barajda biriken suyun daha hızlı kaybolmasına neden oluyor. Uzmanlar, geçmiş yıllara kıyasla buharlaşma kayıplarının belirgin şekilde arttığını ve bunun baraj seviyesini aşağı çeken önemli unsurlardan biri olduğunu belirtiyor. Ayrıca baraj havzasındaki toprak yapısının suyu tutma kapasitesinin azalması, yağışların yüzeyden akıp gitmesine yol açarak doluluğu olumsuz etkiliyor.
Yetkililer tarafından yapılan değerlendirmelerde, barajın doluluk oranının sadece kısa vadeli yağışlarla değil, uzun vadeli su yönetimi politikalarıyla iyileştirilebileceği vurgulanıyor. Su tasarrufu, modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve havza genelinde su kullanımının planlanması gibi önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Aksi halde Gördes Barajı’nda su seviyesinin istenilen düzeye ulaşmasının zor olacağı ve kuraklık riskinin devam edeceği belirtiliyor.
