İş insanı Halit Yukay, 4 Ağustos'ta Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı ‘Graywolf’ isimli teknesiyle ortadan kaybolmuştu. Günler süren arama çalışmalarının ardından, 19 gün sonra denizin 68 metre derinliğinde ulaşılan cansız bedeni, DNA testiyle kimlik doğrulaması yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Bu süreçte teknenin kara kutusu olarak bilinen sistemin ise daha detaylı inceleme amacıyla yurt dışına sevk edildiği öğrenildi.

Halit Yukay’ın parçalanmış ve yarı batık halde bulunan teknesi, Balıkesir’in Erdek ilçesi açıklarında tespit edilmişti. Yapılan soruşturmalarda, olaydan hemen önce bölgede seyir halinde olan ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin radar ve hareket kayıtları incelendi. Geminin ön kısmında tespit edilen sürtme izleri, çarpışma şüphesini kuvvetlendirdi. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı’na gönderilen örneklerde çarpma noktalarından alınan boya ve katman kalıntılarının eşleştiği tespit edildi.

Soruşturma kapsamında daha önce yurt dışı yasağı ve adli kontrolle serbest bırakılan kaptan Cemal Tokatlıoğlu, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine tekrar gözaltına alınıp tutuklandı. İfadelerde, gemideki yardımcı personelin kaza sırasında yemek molasında olduğu, kaptanın ise otomatik pilotu devreye alarak köprü üstünü terk ettiği öne sürüldü. Bu durumun kaza ihtimalini güçlendirdiği belirtiliyor.

Olay günü, Halit Yukay’ın en son konuştuğu isimlerden biri ise oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ oldu. Tatlıtuğ, 4 Ağustos’ta saat 17.09’da 37 saniyelik bir görüşme yaptıklarını, Halit Yukay’ın o sırada Marmara Adası’na yakın bir konumda olduğunu ve “Her şey kontrol altında, merak etme” dediğini aktardı. Görüşme sonrası Halit Yukay’a ulaşamayan Tatlıtuğ, telefon şebekesi nedeniyle iletişimin kesilmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi.

Teknenin kara kutusu yerine geçen konsol sisteminden ilk etapta net veri elde edilememesi üzerine, bu parça detaylı analiz için yurt dışına gönderildi. Konsolda teknenin seyir güzergâhı, hız, saat ve çevresel faktörler gibi birçok veri bulunuyor. Bu incelemeden çıkacak sonuç, kaza anının teknik detaylarını netleştirmesi açısından büyük önem taşıyor.

Cansız bedenin çıkarılmasında yaşanan zorluklar, cesedin parça bütünlüğünün bozulmuş olması nedeniyle çalışmaları daha da hassas hale getirdi. Bu nedenle alınan doku örnekleri, kimlik doğrulaması için DNA testi yapılmak üzere Adli Tıp’a gönderildi.

Soruşturmanın yönü ise, ‘Arel 7’ gemisinin kazada ihmal ya da kusurunun olup olmadığını netleştirmeye odaklandı. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı da sürece dahil olarak bilirkişi incelemesi talep etti.