Hepatit B çoğu kişi tarafından bilinse de Hepatit D virüsü (HDV) hakkında farkındalık oldukça düşük. Oysa uzmanlara göre bu virüs, kronik viral hepatitler arasında en hızlı ilerleyen ve en ağır seyreden türlerden biri. Dünya Sağlık Örgütü, Hepatit D’yi kanserojen olarak tanımlıyor ve karaciğer kanseri gelişimiyle ilişkili olduğunu belirtiyor. Küresel tahminlere göre dünya genelinde milyonlarca kişi HDV ile enfekte durumda bulunuyor. Hepatit B taşıyıcılarının önemli bir bölümünde eş zamanlı Hepatit D enfeksiyonu görülebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Hepatit D, tüm hepatit virüsleri arasında en agresif seyreden karaciğer hastalığına yol açabiliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Vedat Göral, Hepatit D’nin çoğalabilmek için Hepatit B virüsüne ihtiyaç duyduğunu ve tek başına enfeksiyon oluşturamadığını belirtiyor.

Hepatit B Olmadan Hastalık Yapmıyor

Tıpta “defektif virüs” olarak tanımlanan Hepatit D, çoğalmak için Hepatit B virüsünün varlığına ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle yalnızca Hepatit B taşıyıcılarında hastalığa yol açabiliyor. Bulaşma yolları arasında kan teması, korunmasız cinsel ilişki ve nadiren anneden bebeğe geçiş bulunuyor.

Uzmanlara göre Hepatit D, kronik Hepatit B’ye kıyasla daha hızlı siroz gelişimine neden olabiliyor ve karaciğer kanseri riskini 2-3 kat artırabiliyor. Hastalık akut ya da kronik seyredebilirken; yorgunluk, halsizlik, sarılık, koyu renkli idrar ve karın ağrısı gibi belirtiler görülebiliyor. Bazı vakalarda ise uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor.

Türkiye’de Bazı Bölgelerde Daha Sık

Hepatit D virüsünün Türkiye’de özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha sık görüldüğü belirtiliyor. Bölgesel farklılıkların genetik ve çevresel etkenlerle ilişkili olabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlar, en etkili korunma yönteminin Hepatit B aşısı olduğunu vurguluyor. Hepatit B aşısı olan kişiler Hepatit D’ye karşı da korunmuş oluyor. Hepatit B taşıyıcılarının düzenli kontrollerini yaptırmaları ve alkol ile sigaradan uzak durmaları öneriliyor.Günümüzde Hepatit D için ilaç tedavileri mevcut olsa da tamamen iyileşme oranı düşük. Tedaviyle viral yük azaltılabiliyor ve karaciğer fonksiyonlarında iyileşme sağlanabiliyor ancak virüsün tamamen ortadan kalkması nadir görülüyor.