Türkiye'de insan papilloma virüsüne (HPV) karşı geliştirilen aşının yıl sonu itibarıyla ulusal aşı takvimine alınması planlanıyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 13 yaş ve üzeri çocuklar ile 15 yaş üzeri bireyler, talep etmeleri halinde aşılanabilecek. Ancak uygulamanın genişletilmesine rağmen, özellikle çocuk sahibi ailelerde yan etki ve güvenlik endişeleri nedeniyle soru işaretleri devam ediyor.

HPV, başta rahim ağzı kanseri olmak üzere pek çok kanser türüyle doğrudan bağlantılı bir virüs. Uzmanlara göre erken yaşta aşı yapılması, bağışıklık sisteminin virüse karşı etkili yanıt vermesini sağlıyor. Prof. Dr. İlkkan Dünder ve Prof. Dr. Ege Can Şerefoğlu, aşının yalnızca kız çocuklarına değil, erkek çocuklarına da uygulanması gerektiğini vurguluyor. Aşı sayesinde hem doğrudan koruma sağlanıyor hem de virüsün bulaş zinciri kesilerek toplumda yayılımı engelleniyor.

HPV aşısı erkeklerde penis, anüs ve boğaz kanserleri ile ilişkilendirilen türlere karşı da etkili. Araştırmalar, aşılamanın başladığı ülkelerde HPV kaynaklı kanserlerin gözle görülür şekilde azaldığını ortaya koyuyor. Özellikle Avustralya, kapsamlı aşılama programı sayesinde rahim ağzı kanserinin sıfırlanmasına en çok yaklaşan ülke olarak gösteriliyor.

Aşının çocuklarda cinselliğe yönelimi artırıp artırmadığı konusundaki kaygılar da bilimsel verilerle çürütülmüş durumda. Uluslararası çalışmalar, HPV aşısının genç bireylerde daha geç yaşta cinsel ilişkiye başlama ve daha az partnerle ilişki kurma gibi olumlu davranış değişiklikleriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Ayrıca uzmanlara göre HPV virüsüne daha önce maruz kalmış bireylerin de aşılanması, farklı HPV türlerine karşı koruma sağladığı için halen anlamlı ve yararlı kabul ediliyor.

Bugüne kadar dünya genelinde milyonlarca doz uygulanan HPV aşısıyla ilgili ciddi bir yan etki bildirilmedi. Dünya Sağlık Örgütü, aşıyı “yüksek derecede güvenli” olarak tanımlıyor. Ancak yine de bazı ailelerde "aşı sonrası komplikasyon" endişesi sürüyor.

Öte yandan, erkek çocuklarının aşı takvimine dâhil edilip edilmeyeceği konusunda henüz net bir bakanlık açıklaması bulunmuyor. Ancak uzmanlar, aşının yalnızca bireysel koruma değil, toplumsal bağışıklık açısından da önemli olduğuna dikkat çekiyor. Aşının içeriğinde yer almayan bazı nadir HPV tiplerine karşı yüzde yüz koruma sağlamasa da, yaygın ve yüksek riskli türlere karşı önemli oranda bağışıklık sağladığı belirtiliyor.

Türkiye’de rahim ağzı kanseri oranları Avrupa ortalamasının altında seyretse de, 2021 verilerine göre yılda yaklaşık 2.500 yeni vaka ve 1.200’ün üzerinde ölüm gerçekleştiği bildirildi. Uzmanlar, HPV aşısının ulusal programa alınmasıyla birlikte, önümüzdeki 10 yıl içinde bu oranların önemli ölçüde düşmesini bekliyor.