Yüzyıllardır hem geleneksel tıpta hem de kozmetik alanında kullanılan arı sütü, içeriği ve üretim süreciyle dikkat çekiyor. Arı kolonilerinde kraliçe arının beslenmesinde kullanılan bu özel salgı, diğer arıların tükettiği besinden farklı bir yapıya sahip. İşçi arıların ortalama ömrü yaklaşık 45 günle sınırlıyken, kraliçe arının 6-7 yıl yaşayabilmesi, arı sütünün biyolojik etkilerine yönelik ilgiyi artırıyor. Uzmanlara göre bu fark, arı sütünün içerdiği protein, aminoasit, vitamin ve minerallerle bağlantılı.

İçeriğinde Royalaktin Ve Zengin Besin Öğeleri Var

Arı sütünün en dikkat çeken bileşenlerinden biri royalaktin proteini olarak gösteriliyor. Bunun yanı sıra çeşitli aminoasitler, lipidler, vitaminler, mineraller ve doğal hormon benzeri maddeler içeriyor. Yapılan bazı bilimsel çalışmalarda arı sütünün hücre yenilenmesini destekleyebileceği, yaşlanma karşıtı etki gösterebileceği ve bağışıklık sistemine katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.

Araştırmalarda ayrıca erkek ve kadınlık hormonlarını destekleyici etkiler, menopoz dönemindeki şikayetlere destek olabileceği ve bazı nörolojik süreçlerde yardımcı rol üstlenebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte tansiyon düzenleyici ve antimikrobiyal özelliklerine dair bulgular da yer alıyor.

Cilt Bakımında Ve Tüketimde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Arı sütü, kozmetik alanda da tercih ediliyor. Bal ve yoğurtla karıştırılarak maske şeklinde uygulanabiliyor. Ciltte daha canlı bir görünüm sağladığı ve kırışıklıkların görünümünü azaltmaya yardımcı olabileceği ifade ediliyor. Ancak hassas cilt yapısına sahip kişilerin öncesinde küçük bir bölgede deneme yapması öneriliyor.

Tüketim konusunda ise arı sütünün tazeliği önem taşıyor. Ürünün -20 derecede saklanması ve ışık görmeyen ortamlarda muhafaza edilmesi tavsiye ediliyor. Genellikle bal ile karıştırılarak tüketiliyor.

Uzmanlar, arı ürünlerine karşı alerjisi bulunan kişilerin arı sütü kullanmaması gerektiğini belirtiyor. Astım ve bronşit hastalarının dikkatli olması, kanser tedavisi görenlerin ise mutlaka doktorlarına danışması öneriliyor. Ayrıca 2 yaş altındaki çocuklara verilmesi tavsiye edilmiyor.