6 Şubat depremlerinde Hatay’da yıkılan ve 269 kişinin yaşamını yitirdiği Rönesans Rezidans davasının en kritik isimlerinden biri olan müteahhit Hüseyin Yalçın Coşkun, hakkında kırmızı bültenle arama kararı varken Sırbistan’da ölü bulundu. Peki, Coşkun kimdi, neyle suçlanıyordu? Sırbistan’a nasıl gitti, orada neyle uğraşıyordu? Ölümü sıradan bir olay mıydı yoksa cinayet mi işlendi? Mafya hesaplaşması iddialarının arkasında ne var? İşte çok sayıda soruyu beraberinde getiren olayın perde arkası...
Hüseyin Yalçın Coşkun Kimdir, Neden Öldü?

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren ve Hatay’da inşa ettiği Rönesans Rezidans ile tanınan Hüseyin Yalçın Coşkun, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan bu yapı nedeniyle ağır eleştirilerin hedefi haline gelmişti. 269 kişinin yaşamını yitirdiği Rönesans Rezidans, bir dönem “lüks yaşam” vaatleriyle tanıtılmış, bölgedeki en prestijli yapılardan biri olarak gösterilmişti. Deprem felaketi sonrası açılan dava kapsamında Coşkun hakkında yakalama kararı çıkarılmış, ardından da Interpol üzerinden kırmızı bültenle aranmasına karar verilmişti.
Uzun süredir firari durumda olan Hüseyin Yalçın Coşkun’un Sırbistan’da ölü bulunduğu bilgisi yetkili makamlar tarafından doğrulandı. İlk gelen bilgilere göre, Coşkun’un şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği belirtildi. Ölüm nedenine ilişkin kesin bir açıklama yapılmazken, bazı kaynaklar Coşkun’un mafya hesaplaşması sonucu hayatını kaybettiğini ileri sürdü. Otopsi işlemlerinin ardından olayın netliğe kavuşması bekleniyor.
Ölüm haberinin yayılmasının ardından özellikle sosyal medyada ve arama motorlarında yoğun bir bilgi arayışı başladı. “Hüseyin Yalçın Coşkun neden öldü?” ve “Öldürüldü mü?” soruları, kamuoyunda gündemin ilk sıralarına yerleşti. Yargıdan kaçarken farklı ülkelere geçiş yaptığı öne sürülen Coşkun’un Sırbistan’a nasıl ulaştığı, burada kimlerle irtibat kurduğu ve son günlerini nasıl geçirdiği soruları da yanıt bekliyor.
Coşkun’un ölümünün ardından hem Türkiye’de hem de Sırbistan’da yargı ve güvenlik kurumlarının süreci yakından takip ettiği öğrenildi. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde şüpheli izlere rastlandığı, bu nedenle olası bir cinayet ihtimalinin göz önünde bulundurulduğu belirtildi. Türkiye’de ise davanın seyri açısından bu ölümün nasıl bir etkisi olacağı da tartışma konusu haline geldi.
