Tahran yönetimi, ABD ile yapılması planlanan müzakereler öncesi dikkat çeken bir açıklama yaptı. 40 gün süren savaşın ardından sağlanan ateşkes sonrası gözler diplomatik görüşmelere çevrilirken, İran cephesinden gelen “Lübnan çözülmeden müzakere yok” mesajı sürecin seyrini değiştirdi.
İran’dan Net Şart Lübnan’da Ateşkes Sağlanmadan Görüşme Yok
İranlı yetkililer, bazı Batı medyasında çıkan “müzakere heyeti İslamabad’a ulaştı” iddialarını yalanladı. Yetkililer, ABD ile yapılacak olası görüşmelerin ancak Lübnan’da ateşkes sağlanması halinde mümkün olacağını vurguladı.
Fars Haber Ajansı’na konuşan kaynaklar, İran’ın Pakistanlı yetkililere resmi olarak bu durumu ilettiğini belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de açıklamasında, müzakerelerin yalnızca Lübnan başta olmak üzere tüm cephelerde ateşkes taahhütlerinin yerine getirilmesine bağlı olduğunu ifade etti.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Lübnan heyetleri arasında doğrudan görüşmelerin Washington’da yapılacağını duyurdu. Diplomatik temasların artması beklenirken sahadaki çatışmalar ise devam ediyor.
Binyamin Netanyahu, ABD ile İran arasında sağlanan geçici ateşkese Lübnan’ın dahil edilmediğini savundu. İsrail ordusunun bölgedeki operasyonlarını sürdürmesi, ateşkes umutlarını zora sokuyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 1888’e ulaştı. Bu tablo, bölgedeki insani krizin derinleştiğini gözler önüne seriyor.
ABD ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan saldırılar sonrası bölge hızla geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmüştü. ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da yaptığı açıklamada geçici ateşkesi kabul ettiklerini duyurdu.
Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık kalması şartıyla iki haftalık ateşkes üzerinde uzlaşı sağlandığını belirtirken, İran’dan gelen 10 maddelik teklifin müzakere için temel oluşturduğunu ifade etti.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ise savaşta hedeflerine ulaşıldığını açıklayarak nihai müzakerelerin en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasını hedeflediklerini duyurdu. Türkiye, Pakistan ve Mısır gibi ülkelerin de diplomatik sürece katkı sağladığı bildirildi.
Buna rağmen Lübnan’daki çatışmaların sürmesi ve tarafların farklı açıklamalar yapması, müzakere sürecinin önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.
