Orta Doğu’da artan güvenlik riskleri ve son saldırıların ardından yeniden gündeme gelen “İslam NATO’su” fikri, bölgesel dengeleri değiştirebilecek nitelikte görülüyor. İsrail’in Doha’da Hamas müzakerecilerinin bulunduğu alana düzenlediği saldırının ardından Katar’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) zirvesinde, ortak savunma paktı kurulması tartışmaya açıldı. Özellikle Türkiye, İran, Mısır ve Suudi Arabistan’ın böyle bir yapının çekirdeğini oluşturabileceği değerlendiriliyor.

ABD merkezli Newsweek dergisinde yer alan analize göre, söz konusu girişim bugüne kadar dile getirilen en somut adım olarak görülüyor. Zirvede gündeme gelen öneriler, Müslüman ülkelerin ortak askeri iş birliği yapma fikrini bir kez daha öne çıkardı.

Çekirdek Ülkeler: Türkiye, İran, Mısır ve Suudi Arabistan

Uzmanlara göre olası bir İslam NATO’su yapılanmasında öne çıkan dört ülke bulunuyor. Türkiye, NATO üyesi olması ve bölgesel askeri gücüyle doğal bir aktör olarak öne çıkarken, İran bu fikri açıkça dile getiren ülkelerden biri oldu. Mısır ise Arap dünyasının en büyük ordusuna sahip olması nedeniyle Kahire merkezli bir ortak komutanlık önerdi. Suudi Arabistan ise Körfez’deki liderliği ve finansal imkanlarıyla kritik bir rol üstlenebilir.

Bunun yanı sıra, Katar, Pakistan, Irak, Ürdün ve Azerbaycan gibi ülkeler de sürece dahil olabilecek aktörler arasında gösteriliyor. Ancak Suudi Arabistan-İran-Türkiye üçgeninde nasıl bir uzlaşı sağlanacağı, ittifakın geleceği açısından en kritik noktalardan biri olarak görülüyor.

Uzun Süredir Gündemde Olan Bir Fikir

İslam NATO’su düşüncesi yeni değil. 1969’da kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı içinde farklı dönemlerde gündeme gelen bu fikir, 1990’lı yıllarda daha somut şekilde tartışılmaya başlandı. 1994’te Pakistan’ın dönemin Başbakanı Benazir Butto, İslam ülkelerinin ortak bir savunma gücü kurması gerektiğini açıkça ifade etmişti. Bugün yaşanan gelişmeler, bu tartışmaları daha güçlü bir zemine taşıyor.