Suriye’de yaşanan gelişmeler bölgede dikkat çekici bir kırılma sürecine işaret ediyor. İsrail’in Suriye’ye yönelik tutumu, hem ülkenin kuzeyindeki özerklik talepleri hem de güneydeki Dürzi gruplarla yaşanan çatışmalar bağlamında yeniden gündeme geldi. Son haftalarda yaşananlar, İsrail’in Suriye üzerindeki etkisini artırma arayışında olduğunu gösteriyor.

26 Nisan’da Kamışlı’da yapılan bir konferansta Suriye’nin kuzeydoğusunda özerklik talebi dile getirilirken, 30 Nisan’da Şam’ın Ceramane Mahallesi’nde Dürzi gruplar Suriye güvenlik güçlerine saldırdı. Olayların büyümesiyle birlikte İsrail, hava saldırısıyla doğrudan müdahil oldu. Bu gelişmelerin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bölgedeki Dürzi ve Kürt gruplara destek verdiklerini açıkladı.

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker’e göre, ABD’nin desteğini sürdüren YPG/PYD’nin özerklik arayışı sürüyor. Aynı zamanda İsrail’in Dürzilerle kurduğu temaslar, bölgede farklı yönlerden baskı unsuru yaratıyor. Dürzi lider Muvaffak Tarif’in “İsrail boş durmamalı” sözleri de bu yöndeki diplomatik mesajların parçası olarak yorumlanıyor.

Emekli Tümgeneral Doç. Dr. Güray Alpar, İsrail’in uzun vadeli hedeflerinin bölgedeki istikrarı engellemek üzerine kurulu olduğunu belirtiyor. İsrail’in, SDG ve PKK üzerinden etkisini artırmak istediği ancak sınırlı kaldığı ifade edilirken, azınlıkların bu planlara alet olmaması gerektiği vurgulanıyor.

Ümran Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Ömer Özkızılcık ise İsrail’in azınlıklar üzerinden yürüttüğü stratejinin Suriye’de merkezi bir devlet yapısını zayıflatmayı amaçladığını dile getiriyor. Özellikle Dürzi gruplar üzerinden yapılan bu hamlelerin, bölgenin parçalı yapısını daha da derinleştirdiği kaydediliyor.

Bu arada İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Dürzilere yönelik saldırıların sürmesi durumunda sert karşılık vereceklerini duyurarak, Şam yönetimini doğrudan hedef aldı. Buna karşılık Türkiye ve Suriye yönetimi, ülke bütünlüğünün korunması gerektiğini vurgulayarak, dış müdahalelerin bölgedeki uzlaşı çabalarına zarar verdiğini ifade etti.

Türkiye, Kamışlı’da düzenlenen konferansla birlikte yükselen özerklik taleplerine karşı PKK ve uzantılarına yönelik uyarılarını yineledi. Türk yetkililer, Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehdit eden hiçbir oluşumun kabul edilmeyeceğini ve gerekiyorsa başka yollarla da müdahale edileceğini belirtti.

Suriye Dışişleri Bakanlığı ise yasa dışı silahlı grupların uluslararası destek arayışlarının meşru olmadığını ve ulusal güvenliğe zarar verdiğini ifade etti. Türkiye'nin desteğiyle, Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü korumaya yönelik girişimlerin sürdürülmesi bekleniyor.